OSMAN KORKMAZ RÖPORTAJI. YAYIN TARİHİ 31.01.2013 SALI
AYRINTILARDAKİ OSMAN KORKMAZAfyonkarahisarlı iş adamlarının hayat hikayelerini yazmak ve yazdıklarımızdan 2 ciltlik bir ansiklopedi hazırlamak 2010 ve 2011 yıllarında şükürler olsunki şahsıma nasip oldu. 10 ...
AYRINTILARDAKİ OSMAN KORKMAZ
Afyonkarahisarlı iş adamlarının hayat hikayelerini yazmak ve yazdıklarımızdan 2 ciltlik bir ansiklopedi hazırlamak 2010 ve 2011 yıllarında şükürler olsunki şahsıma nasip oldu. 10 yıldır bu güzel şehrin ekmeğini yiyen bir insan olarak, bu güzellikle bahşedilmek anlatılmaz bir onurdur benim için.
Duayen gazeteci olarak adlandırdığımız bir ağabeyimizin, ilk ansiklopediyi çıkardığımızda, Süleyman Demirel benzeri repliği ile “Koca Afyonumun iş adamlarının hayat hikayelerini yazmak, bu memlekette Allahın Eskişehirlisine mi düşmüş… Bize söyleyelerdi, bizde yazardık” ifadeleri, ne kadar güzel bir hizmet ortaya koyduğumuzun bir resmidir aslında.
İşte bizler bu hizmetleri yaparken Afyonkarahisar iş dünyasının önemli değerleri ile tanıştık sürekli. Bugün konuğum olan Osman Korkmaz da o değerlerden birisidir zaten. Osman Korkmaz ile tanışmamız aynı zamanda iş adamı olan oğlu, yakın dostum, Abdurrahim Korkmaz vasıtası ile olmuştur. Sadra Kimya’nın kurucusu olan Osman Korkmaz, bugün itibarı ile çalışmalarını oğlu Abdurrahim Korkmaz ile birlikte yürütmektedir.
Bu arada, Sadra Kimya’ya ilk gidişimi bugün de hiç unutmam. Sadra Kimya’ya 2003 yılında, o dönemde çalıştığım, Dünya Gazetesinin abonelik yenilemesini yapmak için gitmiştim.
Abdurrahim Korkmaz ile konuşurken birden arka depodan tüm heybeti ile gelen o devasa köpeğin oturduğum koltukta, diz kapağımın ucunda, kocaman dilini çıkartıp, bana bakışı ve ardından donup kalmam hayatımın en unutulmaz olayıdır.
Abdurrahim Korkmaz’ın, o çok sevdiği1,5 metregenişliğindeki köpeği bambaşka bir ırkın ürünü olup, çok sevdiği dört ayaklı bir dostuydu kendisinin. Yakın zamanda yaptığımız bir sohbette bile onu ne kadar özlediğini ifade etmişti. “O heybetle zamansız öldü” diyerek bir kez daha yad etmişti çok sevdiği yakın dostunu.
İşte Osman Korkmaz’la tanışmamızda, Sadra Kimya’ya geliş gidişlerimizde olmuştur. Afyonkarahisar’ı ilgilendiren birçok konuda değerlendirme yaparken, ortadan ve taraflı bakmak istemeyen birçok gazeteci arkadaşımı kesinlikle Osman Korkmaz ile tanışmaya davet etmek isterim.
Osman Korkmaz, Afyon’u ilgilendiren birçok konuya, kendine has olan bakış açısı ile bakan farklı bir gözlüktür bana göre. O gözlük, bazen sert bakabilir, baktığı açıları bazen üzebilir ya da kızdırabilir. Önemli olan, sizin farklı gözlüklerin çerçevesinden bakabilmenizdeki başarıdır. İşte o başarı, sizin bakış açınızı aynı zamanda zenginleştirir.
Osman Korkmaz ile yapmış olduğumuz sohbette başta jeotermal kaynaklar konusunda biraz daha sosyal sorumluluk taşımamız gerektiğini hissettiğimi söyleyebilirim. Kendisini yakından tanıyanlar neden bu kadar az konuya girdi diyebilirler. Normal gazete haberi yapmaya bile yakın geçmişte ikna edemediğim bir insanın, “Afyonkarahisar İş Dünyası Sohbetleri”nin ikinci konuğu olması bile bize yetti.
Önümüzde ki Salı günü buluşmak üzere hoşça kalın. Her türlü görüş ve önerileriniz için afyonisdunyasi@hotmail.com adresinden görüşmek dileği ile.
BİZİM SORDUKLARIMIZ
Murat Akarçay: Siz, Afyon jeotermal kaynakları ile ilgili önemli bilgilere sahipsiniz. Bir dönem Yüntaş AŞ’yi temsilen Afjet AŞ Yönetim Kurulu’nda bulundunuz. Afyonkarahisar jeotermal kaynakları ile ilgili düşünce ve fikirleriniz nelerdir?
Osman Korkmaz: Jeotermal kaynakların kullanımı ile ilgili Afyonkarahisar’da kısa zamanda beklenmeyen bir gelişme yaşandı. Şahsi endişem, termal su ile birlikte yer üstü sularımızın ne kadar daha kullanılacağıdır. Özellikle görünen şu ki Ömer-Gecek ve Gazlıgöl havzasında bulunan kaynak sularımız ve daha önce artezyen olan termal sularımız 100-120 metreaşağıya inmiştir.
M.A: Anlaşıldığı üzere Jeotermal kaynaklar ile ilgili bilinen fikirlerin dışında bir düşünceye sahipsiniz. Biraz daha ayrıntılı bir şekilde fikirlerinizi bizimle paylaşır mısınız?
O.K: Her zenginliğin bir fakirliği de olabilir, düşüncesine sahip olmamız lazım bence. Jeotermal kaynaklar, evet, zenginliğimiz. Önemli olan binlerce yıldan beri bu şehire sunulan zenginliği, gelecek nesillere de bırakmanın sorumluluğunu taşımak.
M.A: Binlerce yıldır bu şehire zenginlik veren kaynakların tükenmesi mi söz konusu sizce?
O.K: Direk öyle değil. Benim işaret etmek istediğim konu bu zenginliği bize sunan doğaya göre adımlarımızı atmak, bilimsel önlemlerimizi almak ve sorumlu davranmak zorunluluğumuzdur.
M.A: Sorumlu davranmak bölümünü biraz daha açar mısınız? Sanırım, toplumsal bir mesaj içeriyor.
JEOTERMAL ENERJİ TÜKENMEZ DEĞİL
O.K: Öncelikle fikirlerimin resmi bilgi boyutu taşımadığını, sadece bireysel naçizane nitelik taşıdığını belirtmek isterim.Velev ki yanlış anlaşılmalara mahal vermek istemem. Bana göre, özellikle Gazlıgöl jeotermal sularının banyo, havuzlar, devre mülkler ve turizm işletmelerinde müsrif kullanımının önüne geçilmesi sağlanmalıdır. O bölgede kaynakların tükenmesine yönelik çalışmaların gözden geçirilmesi ve suyun tekrar doğaya geri verilmesi çalışmalarına ciddi anlamda ağırlık verilmesi gerekmektedir. Bunlar yapılmazsa binlerce yıllık Gazlıgöl kaynaklarının elimizden kaybolması, bana göre kaçınılmazdır. Dediklerim aynı zamanda Ömer – Gecek havzası için de geçerlidir.
M.A: Jeotermal kaynaklar ile ilgili ekleyeceğiniz başka fikir ve bilgiler var mı?
O.K: Termal suyun ısıtmada kullanılmasının yanında, elektrik üretiminde de kullanılması en büyük arzumdur. Özellikle buhar enerjisinden elektrik üretimi yapılacak kaynaklara sahibiz. Afjet AŞ’nin sanırım bu konuda plan ve projeleri mevcut. Projenin hayata geçmesi bu şehre önemli bir katkı ve değer katacaktır.
EROĞLU’NA ÖVGÜ
M.A: Siz, aynı zamanda Orman Yüksek Mühendisi olan bir iş adamısınız. Afyonkarahisar’ın orman varlığı ile ilgili bizlerin pek bilmediği bilimsel gerçekler var mı?
O.K: Afyonkarahisar orman varlığı yönünden fakirdir. Çünkü iklim bakımından Afyonkarahisar stepe geçiş zorundadır. Yani Afyonkarahisar genel arazi yapısı bakımından çayır ve mera ağırlıklıdır. Afyon’da bir çam ağacının yetişme süresi 100-120 yıldır. Bu nedenle Orman ve Su İşleri Bakanlığı genelde ağaçlandırmayı daha kısa sürede ürün alabileceği yerlerde yapar. Özellikle Bakanımız Veysel Eroğlu’nun Afyonkarahisar genelinde şahsi girişimleri nezdinde uygulattırdığı ağaçlandırma çalışmaları takdire şayandır. Kendisine bir Orman Mühendisi olarak teşekkürü bir borç bilirim. Pek bilinmemesine rağmen Afyonkarahisar’da Sayın Bakanımız, özellikle şehrin iklim yapısı ve topografyası gerçeği üzerinden ağaçlandırma çalışmaları yaptırtmıştır. Örneğin bal ormanları projeleri, Afyonkarahisar’da pek gündeme gelmese de önemli bir projedir.
ATSO BİNASININ YAPIM MALİYETİ NEDİR?
M.A: Son sorumuz, birkaç gün önce Mayıs-Haziran aylarına ertelenen Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri ile ilgili olacak. ATSO üyesi bir işletmenin kurucusu olarak genel düşünceleriniz nelerdir?
O.K: Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni yapılan binası ATSO ve Afyonkarahisar’a yakışan bir bina oldu. Emeğe geçenlere teşekkür ederim. ATSO’ya ulaşımda otopark sorununun çözülmüş olması, binanın yapıldığı yer itibarı ile şehrin tanıtımına katkı sağlayacak önemli bir vitrin oluşturması takdir edilecek çalışmalar. Ancak bina ile ilgili mali portreler nedir, odamız borçlandı mı ya da borçsuz mu yapıldı. Bunlar bilgimiz dışında. Sanırım önümüzdeki günlerde bu bilgiler daha net bir şekilde kamuoyuyla paylaşılır.
GENÇ GİRİŞİMCİLERE DERSLER
Murat Akarçay: Para kazanmanın yolu nereden geçer sizce?
Osman Korkmaz: Bana göre, yapacağınız mesleği iyi bilmekten geçer kesinlikle.
Murat Akarçay: Bir iş adamının en önemli üç kırmızıçizgisi neler olmalı?
Osman Korkmaz: Doğruluk ilkelerinden ayrılmamak, para kazanınca şımarmamak, kimseye tepeden bakmamak.
KİM NE DEDİ?
Kendisi eski yıllardır dostumdur. Osman Korkmaz dendiğinde aklıma Köroğlu Beli’nin ormanlaşmasındaki katkıları gelir. Memlekete önemli hizmetleri olmuştur. Bekir Şapçı
Uzun yıllardır Mısri Camii’sine önemli hizmetleri olan değerli bir dostumdur. Afyon eşrafı açısından farklı bir değere sahip kişilerdendir. Mehmet Taşbaş
Osman Korkmaz uzun yıllardır tanıdığım yakın bir dostumdur. Dürüstlüğü, ahlaki yönü ve inancı ile şahsım açısından önem arz eden değerli ağabeyimdir. Aynı zamanda Afyon’da yaşayan canlı bir tarihtir. Celal Çevik
YAKIN PLAN SORULAR
Murat Akarçay: Mühendis ve iş adamı olmasaydınız hangi mesleği yapmak isterdiniz?
Osman Korkmaz: Yine ticaretle uğraşmayı yeğlerdim.
M.A: Hangi doğal yeteneğe sahip olmak isterdiniz?
O.K: Mesleğim bana verilmiş en güzel doğal yetenek bence.
M.A: Hayatta sevdiğiniz 4 şey nedir?
O.K: İslam, Türk Sanat Müziği, doğa ile uğraşmak, ailem.
M.A: Bugün 18 yaşına tekrar dönseniz hangi hataları yapmazdınız?
O.K: O yaşlara dönsem önce hafız olma konusunda çabalardım. Bu içimde uhdedir.
M.A: Kendinizde sevmediğiniz en kötü huyunuz nedir?
O.K: Biraz kinci olma yönümü ve asabi taraflarımı çok yargılarım.
M.A: Hayatta aldığınız en büyük risk nedir?
O.K: Önce babalık riski ayrıca devlet memurluğu dönemimde taşıdığım risklerdir.
M.A: Kendinizde gördüğünüz en güçlü yön nedir?
O.K: Doğru olduğuna inandığım hiç bir şeyden taviz vermemem.
M.A: Kriz yönetiminde yol haritanız nedir?
O.K: Temelden doğru gidiyorsanız krizler sorun değildir.
M.A: Sizi en çok ne rahatsız eder?
O.K: Yalan söz, sahtekârlık ve ahlaksızlığın her türlüsü
M.A: Hayatta aldığınız en kötü ve en iyi karar nedir?
O.K: İyi kararım evlenmek ve çocuklarımın dünyaya gelişi. Kötüyü çabuk unuturum.
M.A: Sizi en çok ne ya da neler mutlu eder?
O.K: Ailem ve yakın çevremdeki sevindirici olaylar beni mutlu eder.
M.A: En çok hangi yönünüz ile hatırlanmayı vasiyet edersiniz?
O.K: En çok dürüstlüğüm, inancım, iş hayatımdaki iyiliklerim ve ayrıca eserlerimle hatırlanmayı vasiyet ederim.
Murat AKARÇAY İletişim: afyonisdunyasi@hotmail.com