☰
✕

Namaz Kulluk Talimidir

17 Ekim 2015 - 12:29

Namaz Kulluk Talimidir   İnsan, ölüm kendine gelinceye kadar Rabbine kulluk etmekle mükelleftir. Allah'a ve Rasulüne iman eden Müslüman cennet yolcusudur. Yani onun en son hedefi cennette ...

Namaz Kulluk Talimidir

 

İnsan, ölüm kendine gelinceye kadar Rabbine kulluk etmekle mükelleftir. Allah’a ve Rasulüne iman eden Müslüman cennet yolcusudur. Yani onun en son hedefi cennette ebedi mutluluğu yakalamaktır. Bunun için “Sana vahyedilen Kur’an’ı oku. Ve namazı kıl. Gerçekten namaz; kötü işlerden ve uygunsuz davranışlardan alıkoyar.” (Ankebût, 45) ayetine kulak vererek imtihan yeri dünya yaşantısında ve namazında takvayı yakalayan, manevi miracı gerçekleştirebilir.

 

ABDEST KULLUK KAPISINA DOKUNMAKTIR

Dünyada kulluk testinden “Sizden biriniz güzelce abdest alır –onu tastamam yapar– sonra da: Eşhedü en lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh.  Ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh, derse, o kimseye cennetin sekiz kapısı açılır. O da dilediği kapıdan girer.” (Müslim, Tahâret 17) hadisinde belirtildiği gibi güzelce abdest alarak Cennetin kapısını açarlar.

Abdestini kamil bir namazla tasdik ederek “Her kim şu beş vakit namazı eksiksiz kılarsa namazı, kıyamet gününde ona bir aydınlık, hakkında delil ve kurtuluş olur. Her kim de bu beş vakit namazı gereği gibi kılmazsa kıyamet gününde Karun’la, Haman’la, Firavun’la ve Ubeyy ibn-i Halefle birliktedir.” (Darimi: 2/301) kendilerine aydınlık ve delil kılanlar, ötede namazları ile sonsuz kurtuluş ve saadeti elde etmiş olurlar.

 

KULLUĞUN ÖZÜNDE NAMAZ VARDIR

Nitekim Efendimiz (sav) “Bir kuldan kıyamet gününde, hesâbı ilk sorulacak ameli; namazdır. Eğer namazı düzgün çıkarsa artık o kimse felâha ulaşmıştır, kazanmıştır. Namazı, namaz olmamış olanlar ise kaybetmişlerdir” (Riyâzü’s Sâlihîn, c.2, s.383.) buyurmuşlardır.

Müslüman doğunca kulağına okunan ezana musallaya konuncaya kadar icabet etmeli, ölünce de namazı kılınanlardan olmalıdır. Görevi “İstikamet üzere olun. Bunu tam başaramayacaksınız. O halde en hayırlı ameliniz namazdır. Kamil müminden başkası iyi abdest almaya ve abdestli kalmaya özen gösteremez.” (İbni Mâce, Tahare: 4) hadisine kulak vererek temiz kalmak, “Dinde namazın yeri, vücutta başın yeri gibidir” (Taberânî, el-Mu’cemu’s-Sağîr, hadis no: 107) hadisince namazı hayatın merkezine yerleştirmektir.

 

NAMAZ İMAN İLE KÜFÜR ARASINDA ÇİZGİDİR

Bu noktada “Gerçekten kişi ile şirk ve küfür arasında namazı terketmek vardır”  (Müslim, Îmân 134) ikazı dikkat çekicidir. Küfre düşmeme adına  “Parça parça kesilsende, yakılsanda Allah ‘a ortak koşma ve farz olan namazı bilerek terk etme. Kim ki farz olan namazı bilerek terk ederse Allah‘ın koruması ondan uzaklaşmıştır” (Müsned:5/238) ikazına kulak tıkamamak ve gereğini yerine getirmek gerekir.

Namaz, İslâmın olmazsa olmaz şartı, imanın ve Allah’a teslimiyetin de alametidir.Kısacası Allah’ın tüm emirlerine uymanın ve yasaklarından korunmanın esasıdır.

 

NAMAZI OLMAYANIN DİNİ YOKTUR

İman yoksa Allah adına, İslâm adına yapılan hiçbir şeyin de değer ve önemi yoktur. İman, insanı  tevhid dışı her türlü inanç kirlerinden temizlerken, hakkı ile alınan abdest de bu gönül temizliğinin, organlara yansıyan görüntüsü olarak imana delâlet eder.

İman, kalbin tasdiki ve organların o tasdike boyun eğmesidir. Namaz, organların boyun eğdiğinin delilidir.

İmandan sonra ana ilke ise namazdır.

Namaz; itaat etmenin temel eğitimidir.

Namaz; kıyam, rükû ve secde halindeki tüm canlı-cansız varlıklarla meleklerin tesbihâtını özetler.

Namaz; Kâbe’ye yönelerek haccı, bir şey yemeyerek orucu, bedenin hakkı olan hareketlerle de zekâtı ihtiva eder.

Namaz; zikirdir, duadır. Kur’an kıraati, zikir, dua, tesbih, hamd, şükür, tefekkür vb. gibi ibadetleri içerir.

Namaz; her türlü günah ve kirden arınma yollarını kendinde toplayan kulluk zırhıdır.