Namaz Kulluğun Nüvesidir
Namaz Kulluğun Nüvesidir Efendimiz (sav) "Allah Teâlâ'nın hataları bağışlamasına ve dereceleri yükseltmesine vesile olan iyilik ve hayırları size açıklayayım mı?" diye sordu. Ashâb-ı kirâm: "Evet, (açıkla) ey ...
Namaz Kulluğun Nüvesidir
Efendimiz (sav) “Allah Teâlâ’nın hataları bağışlamasına ve dereceleri yükseltmesine vesile olan iyilik ve hayırları size açıklayayım mı?” diye sordu.
Ashâb-ı kirâm: “Evet, (açıkla) ey Allah’ın Resûlü! ” dediler.
Hz. Peygamber (sav) “Meşakkatli de olsa abdesti tam almak, mescidlere doğru adımları çoğaltmak, namazdan sonra gelecek namazı beklemek… İşte sizin ribâtınız (hudut gözcülüğünüz)”buyurdu.(Müslim, Tahâret 41)
Başka bir hadiste ise “Çok secde etmeye bak! Zira senin Allah için yaptığın her secde karşılığında ALLAH (cc) seni bir derece yükseltir ve bir hatânı siler”(Müslim, Salât 225) buyurmuştur.
“Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah (cc) için boyun eğerek kalkıp namaza durun.” ( Bakara,238 ) emrine uyularak eda edilen namaz, kulluğun çekirdeğidir. O çekirdek kulluk meyvesine durduğu zaman, insanı kötülük ve çirkinliklerden alıkoyup, doğruya yöneltir. Çünkü o, ışığını imandan alır.
NAMAZ HAYATIN OLMAZSA OLMAZIDIR
Günde beş defa abdest alarak yıkanan insanın, günün yorgunluğunu, maddî-mânevî kirlerini elinden, yüzünden temizlemesi, elbette onda bir parlaklık meydana getirecek, hayatını güzelleştirecek, ona tatlı bir mehtap görünümü kazandıracaktır. Namaz kılmakla kazanılan bu nur ile iyi kötüden, helâl haramdan ayrılacaktır.
Namaz ile mübah (helâl) dünyevî ameller, güzel bir niyet ile ibâdet hükmünü alır. Namazla gelen bu fırsatı Said Nursi (rh.a.) şöyle vecizelendirir: “Namazda rûhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mübah (helâl) dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibâdet hükmünü alır. Bu sûrette bütün sermâye-i ömrünü, âhirete mâl edebilir. Fânî ömrünü, bir cihette ibka eder(ebedîleştirir).” (Hayrat Vakfı Meali, Nakl:Sözler, 4. Söz, 11)
Mü’min “Parça parça kesilsende, yakılsanda Allah ‘a ortak koşma ve farz olan namazı bilerek terk etme. Kim ki farz olan namazı bilerek terk ederse Allah ‘ın koruması ondan uzaklaşmıştır.” (Müsned:5/238, El-Bani Sahihi ibn Mace:3529, Beyhaki) hadisine kulak vererek namazla kazandığı irade gücü ve temiz yaşayışının ışığı ile hem dünya hem de âhirette diğer insanlardan farklı ve mutlu bir hayata sahip olacaktır.
İmanla kulluk dairesine giren ve takva zirvesine tırmanmak isteyen mümin, “İstikamet üzere olun. Bunu tam başaramayacaksınız. O halde en hayırlı ameliniz namazdır. Kamil müminden başkası iyi abdest almaya ve abdestli kalmaya özen gösteremez” (İbni Mâce, Tahare: 4) hadisince yolda kalmama adına namazı hayatın merkezine yerleştirir.
NAMAZ KALP HAYATININ SİGORTASIDIR
Hayatın merkezine yerleştirilen namaz, insanın ruh ve kalp hayatının sigortasıdır. Namazı dinini ve istikametini koruma adına “olmazsa olmaz” hayat vesilesi haline getirenler, yol ve istikamet güvenliğini sağlamış olurlar. Nitekim Efendimiz (sav) “Her kim şu beş vakit namazı eksiksiz kılarsa namazı, kıyamet gününde ona bir aydınlık, hakkında delil ve kurtuluş olur. Her kim de bu beş vakit namazı gereği gibi kılmazsa kıyamet gününde Karun’la, Haman’la, Firavun’la ve Ubeyy ibn-i Halefle birliktedir” (Müsned: 2/169) buyurmuşlardır.
“Namaz kılmayanın dini sağlam değildir. Dinde namazın yeri, vücutta başın yeri gibidir” (Taberânî, el-Mu’cemu’s-Sağîr, hadis no: 107) hadisince yaşantısında âdeta baş tacı ettiği günahları; dökülmüş olduğu secde yerinde bırakarak, başı dik ve alnı açık olarak normal hayatına dönebilmektir .Bu manada her secde bir kulluk mührüdür.Nitekim Efendimiz (sav) “Mümin namaza durduğunda, bütün günahları getirilir. Başı ve omuzları üzerine konulur. Rüku ve secdeye gittikçe dökülür, o insandan ayrılır” (Taberânî, el-Mu’cemu’s-Sağîr, hadis no: 794) buyurmuştur.
Namaz, bir yandan İslâmın olmazsa olmaz şartı, Allah’ın tüm emirlerine uymanın ve yasaklarından korunmanın esasıdır.
Namazla insan; her yerde, her zaman ve her hususta daima Yaratana itaat etmeyi öğrenir.
Namazla insan; ilâhî ölçü ve hükümlere boyun eğerek hayat sürmeye ayarlanır.
Namazla insan; kulluk yoluna revan olmanın eğitimini alır.
Namazla insan; isyandan, çirkinliklerden ayrışma imbiğinden geçerek saf ve durulaşır.