Libya'daki olaylardan kaçış öyküleri

25 Şubat 2011 - 00:52

Libya'daki şiddet olaylarından kaçarak ailelerine kavuşan Afyonkarahisarlı işçiler, yaşadıkları sıkıntıları anlattı. 12 yaşındaki çocuktan bile korkar hale geldiklerini söyleyen işçiler, yapılan yağmalamalardan canlarını zor kurtardıklarını ...

Libya’daki şiddet olaylarından kaçarak ailelerine kavuşan Afyonkarahisarlı işçiler, yaşadıkları sıkıntıları anlattı. 12 yaşındaki çocuktan bile korkar hale geldiklerini söyleyen işçiler, yapılan yağmalamalardan canlarını zor kurtardıklarını ve ülkelerinde oldukları için mutlu olduklarını ifade ettiler.

Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesine bağlı Döğer beldesinden iş umudu ile Libya’ya giden 28 işçi, 7 günlük yaşadıkları sıkıntının ardından ailelerine kavuştu. Libya’da Labrak havalimanında çalıştıkları esnada Kaddafi’ye muhalif olan halk tarafından şiddet ve baskı gördüklerini anlatan şantiye işçisi Fatih Önel, olayların başladığı günün sabahına kadar uyuyamadıklarını söyledi. Şantiye şefleri tarafından daha güvenli bir bölgeye aktarıldıklarını ifade eden işçi Önel, “Biz şantiyeden çıkmadan yağmalamalar başladı. Biz oradan askeri bölgeye geçtik. Asker bize orada da can güvenliklerimizi sağlayamayacaklarını söyledi. Bizim şantiye şefleri o yörede bulunan aşiret reislerine para vererek bizi Mısır sınırına kadar getirdi ve ailemize kavuştuk” dedi.

12 YAŞINDAKİ ÇOCUKTAN BİLE KORKUYORDUK

Mustafa Şimşek isimli işçi ise, çalıştıkları havalimanına inen bir uçağın halk tarafından ateşe verilerek yakıldığını söyledi. Mehmet Şimşek, “Çatışma başladığından biz koğuşlarımıza döndük. Bize kaçmamızı söylediler biz de kaçamadık. Şantiye şefimiz bizi sabaha kadar güvenli bir yerlere götürmeye çalıştı. Oraya bütün köylü halkı yine geldi. Orada bir kargo uçağı vardı. Kargo uçağına lastikler atıp benzin dökerek yaktılar. Sabahlara kadar orada da tedirgin olduk. Aşiret reisinin birisinden telefon geldi bize. Bu aşiret reisi buradan acilen uzaklaşın dedi. Bizim ayrıldığımız yerleri yağmalamaya başladılar. Oraları göçürdüler” diye konuştu. kendilerini gören yöre halkı saldırmak için hep birlikte hareket ederek üzerlerine yürüdüğünü ifade eden işçi Şimşek, “Biz bir şey diyemiyoruz. 12 yaşındaki çocuğa dahi korktuğumuzdan dolayı bir şey diyemiyoruz” şeklinde konuştu.

HER ŞEYLERİMİZİ YAĞMALADILAR

28 işçinin önderliğini yapan Seydi Baksi ise, her taşındıkları yerde daha fazla insan sayısı ile karşılaştıklarından bahsetti. En son geldikleri yerde 130 kişilik bir grup haline geldiklerini ifade etti. 130 kişilik ekip ile rahat bir gece geçirdiklerini dile getiren  Seydi Baksi, “Bizim orada olduğumuzu öğrenenler yine toplandı. 4-5 bine yakın insan vardı. Ellerinde silahlarla eylem yapıyorlardı. Bizim üzerimize geldiler. Daha sonra bizi oradan da kaçırdılar. İki tarafımızda mayınlı bir bölge vardı, oradan havaalanına geçtik. Havaalanında biraz beklettiler. Bizim şantiyemizi yaktılar. Her şeylerimizi yağmaladılar” dedi. Cep telefonları ile yaşadıklarını çekmek istediklerini ancak teşebbüs etmeleri halinde çok kötü muamelelerle karşılaştıklarını ifade eden Baksi, “Ne zaman görüntü çekecek olsak bize silahları yönelttiler. Görüntü falan da çekemedik. Korktuğumuz için konteynırlarımızdan çıkamadık. İsteselerdi bize çok şey yaparlardı” diye konuştu