KUTLU OLSUN

08 Mart 2013 - 13:20

  Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Önce böylesine güzel bir günün tarihçesine göz atalım: Türkiye´de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak ...

 

Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü.

Önce böylesine güzel bir günün tarihçesine göz atalım:

Türkiye´de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı.

1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. “Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye´nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapıldı.

12 Eylül Darbesi 1980 Askeri Darbesin´nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı.

1984´ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Kadınlar Günü” kutlanmaya başlandı.

Günümüze baktığımızda;

Günlerini kutladığımız kadına dünyadaki tablo hiçte hoş değil.
* Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.
*Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın demografik olarak “kayıp” (yok) görünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler ( erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır.
* Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınların sayısı yılda 700 bin ila 4.milyon arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyon dolardır.
*Küresel olarak, daha büyük oranda on beş ile kırk beş yaş arası kadınlar erkek şiddetinin sonucu ya da kanser, sıtma, trafik kazaları veya savaşa bağlı olarak sakat kalmakta ya da hayatını kaybetmektedir.
*En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suiistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış).
Genellikle, suiistimal eden kişi aileden bir üye ya da kadının tanıdığı bir kimsedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suiistimal şeklidir.
*Dinsel, kültürel vb. nedenlerle yılda iki milyondan fazla kız çocuğunun genital organlarına hasar verilmektedir (kadın sünneti). Bu oran, 15 saniyede bir kız çocuğudur.
*Sistematik tecavüz dünyadaki birçok çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Ruanda´ daki 1994 soykırımı esnasında 250 bin ila 500 bin kadının tecavüze uğradığı tahmin edilmektedir.
Araştırmalar, kadına karşı şiddet ile HIV virüsü arasında yükselen bağlantıyı göstermekte ve HIV bulaşmış kadınların daha fazla şiddete maruz kaldıklarını, şiddet kurbanlarının da HIV bulaşma risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.

Ülkemizde ise son yıllarda kadınlarımız tek tek iş hayatından çekilmektedir. Bu ötekileşme tavrı kadınlarımızın ayakta durmalarında sıkıntı yaratıyor.

Çünkü kadınların sosyal ekonomik ve siyasi anlamda yaşamın içinde olmaları gerekir.

Bu gereklilik değil aynı zamanda zorunluluktur.

Şair Nazım Hikmetin kadınlarımız için yazdığı şu dörtlükler yukarıdaki yazıyı daha da pekiştirecektir sanırım.
Ve kadınlar

Bizim kadınlarımız

Korkunç ve mübarek elleri

İnce küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
Anamız, avradımız, yârimiz
Ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen

Ve sofradaki yeri

Öküzümüzden sonra gelen

Ve dağlara kaçırıp uğruna hapis yattığımız

Ve ekinde tütünde ve pazardaki

Ve karabasanla koşulan

Ve ağıllarda

Işıltısında yere saplı bıçakları

Oynak ağır kalçaları ve zilleriyle bizim Olan

Kadınlar
Bizim kadınlarımız…

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun.

Mutlu ve aydınlık yarınlara…