Kargın, Bahçeli'ye:'halk sizi anlamadı'

11 Kasım 2015 - 12:41

Emirdağ Belediye Başkanı Kargın, 7 kasım seçimlerinde aldığı oy oranı üzerinden eleştirilere maruz kalan MHP Genel Başkanı Bahçeli'ye mektup yazdı, 'Millet sizi yeterince anlamadı' dedi

Emirdağ Belediye Başkanı Kargın, 7 kasım seçimlerinde aldığı oy oranı üzerinden eleştirilere maruz kalan MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye mektup yazdı, “Millet sizi yeterince anlamadı” dedi

 

Milliyetçi Hareket Partisi’nden Emirdağ Belediye Başkanı seçilen ancak, 7 Haziran seçimlerinde, milletvekili aday adayı olan Abdil Demiral’ın listenin son sırasına konulmasına gösterdiği tepkiler üzerine partisinden ihraç edilen Uğur Serdar Kargın, 1 Kasım seçimlerinden başarısızlıkla çıkan eski partisinin lideri Devlet Bahçeli’ye kişisel sosyal medya adresinden açık mektup yazdı. Ww.emirdag.gen.tr’nin haberine göre, siyasi çalışmalarında MHP’ye destek veren Emirdağ Belediye Başkanı Uğur Serdar Kargın, MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’ye Facebook adresinden mektup yazdı. Kargın, “Bu hareket içerisinde mektuplaşma edep dışı görülse de kusurumuz affola. Beş buçuk milyon kişi anlasa da milletçe yeterince anlaşılmayan Sayın Genel Başkanım. Milliyetçi-Ülkücü hareketin tek adresi olan MHP’nin serdarı. 20 bin nüfuslu bir ilçenin Belediye Başkanlığını yaptığım bir buçuk yıllık bir sürede işinizin ne denli zor olduğunu çok iyi anladım” dedi. Kargın’ın mektubu şöyle:

 

MİLLET, NE KADAR EKMEK, O KADAR KÖFTE’ ANLAYIŞINA EVRİLDİ

“Gördüm ki: şanlı tarihine bakarak kendisine çok büyük anlamlar yüklediğimiz Türk Milleti, bulunduğu noktada sizi anlamakta zorluk çekmektedir. Bin yılı aşkın devlet kültürü, ‘Devlet, Ebed, Müddet'’ anlayışından, ‘Ne kadar ekmek, o kadar köfte’ anlayışına hızla evrilmiştir. Bu anlayış, kişisel kaygıları milletin ve ümmetin karşısına geçirmiş ve kitlesel yığınların, ucuz bireysel taleplerle bir yerde toplanmasına sebep olmuştur. Elde Kur'an, dilde tekbirle hak etmediği kadroları talep edenler, leş gibi kokan alkollü ağızlarla Allah rızası için haksız taleplerde bulunanlar, cami yaptırmak için iktidara göre kabuk değiştiren ve ihale uman ehli tarik müteahhitler, bu yapının baş aktörleri değil midir? Hemen her gün bu tiplemelere hakkı anlatmaya çalıştığım başkanlık görevimde sizleri çok iyi anlıyorum. ‘Osmanlı geliyor, halife doğuyor, ümmet büyüyor’ diyenlerin kişisel profillerine bakıldığında durumun vahameti daha da iyi anlaşılıyor. Sayın Genel Başkanım. Görmez misin ki, PKK’nın 10 Maddesi, AKP’nin 5 maddesi, iktidarın hırsızlığı sizden başka kimsenin umurunda değil. Bilmez misin ki, MHP’nin yükselişi, ülkenin kurtuluşu bunları umurunda olmayanlara anlatmakta değil.

 

AZALARAK BİTECEĞİZ

Ülke yanmış ama sobasının derdine düşmüş kömür bekleyene, kömür vermezsen, ordu bitmiş ama evlat askerlikten yırtsa diye çürük isteyeni caiz görmezsen, hırsız yamacı aşmış ama hem çalıp hem de çalanlardan olmazsan, bu millet size oy vermez, duymaz mısın? Topluma kazandırmak için işe aldığım ‘paparozcu’ yolumu keserken, hayata bağlansın diye iş verdiğim engelli ayağıma çelme takarken, derdine koştuğum hacı hoca arkamdan zılgıt atarken, mağdur diye maaşımı dağıttığım fukara üste beklerken, biraz da öteden uman, doymak bilmeyeni görmez misin? Sayın Genel Başkanım size inanan ve güvenenlere dönüp bakmaz mısınız? İlmi siyaset yapıp, oy için yalan söylemenizi, bu kötü hale gülmenizi, makyajla rol yapmanızı, bir şekilde oy kapmanızı, haramda olsa ucundan tutmanızı, hırsızla ortak olmanızı, Osmanlı rüyasına dalmanızı bekleyen partilinizi bilmez misiniz? İnanın ben sizi çok iyi anlıyorum. Çünkü bu taleplere ben de dur diyorum. Lâkin siyaset bu tarzı affetmiyor. Hem yiyip hem de yedireni, bol keseden atıp tutanı, yalana yalan katanı, hileyle kandıranı, kendine kul yapanı, saman altından su akıtanı, çok severken, bunları yapabilene hep kazandırıyor, çok kazandırıyor. Siz vermedikçe, ne size oy veren ne de bir başkası sizinle sonuna kadar yürüyemeyecek ve azalarak biteceğiz. Ben de vermeyerek, bir daha gelmemek üzere, bu anlayışla sonuna kadar görevimi yapmaya devam edeceğim.”