☰
✕

KALP-DAMAR TEDAVİSİNDE 3 ÖNEMLİ GELİŞME

14 Temmuz 2016 - 14:06

Adana'da özel bir hastanede görev yapan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Batur, hayat kayıplarının nedenleri arasında kalp-damar sorunlarının ilk sırada yer aldığını belirterek, 3 yeni gelişmenin son bir yıl içinde tüm dünyada kullanıma sunulduğunu ve kalp sağlığına büyük katkı sağladığını söyledi.

Adana’da özel bir hastanede görev yapan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Batur, hayat kayıplarının nedenleri arasında kalp-damar sorunlarının ilk sırada yer aldığını belirterek, 3 yeni gelişmenin son bir yıl içinde tüm dünyada kullanıma sunulduğunu ve kalp sağlığına büyük katkı sağladığını söyledi.

Prof. Dr. Batur, “Neredeyse son 25 yıldır kalp yetmezliği tedavisinde hayat süresini uzatan yeni bir ilaç kullanıma girmedi. 'Angiotensin-Reseptör Neprilisin İnhibitörü' denilen yeni bir ilaç grubu artık ABD, Kanada ve Avrupa'da birçok ülkede son bir yılda hızla kullanıma girdi. Araştırmalar sonucunda bu yeni ilacın günümüzde kalp yetmezliği için kullanılan ilaçlar arasında ömür uzatma açısından en güçlüsü olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle söz konusu ilacın kullanıma girişi en önemli gelişmelerinden biri olarak kabul ediliyor dedi.

Prof. Dr. Batur, Amerikan İlaç ve Gıda Kurumu’nda (FDA) gerçekleşen hızlandırılmış kabul sürecinin ardından hemen kullanım alanı bulan bu ilacın Türkiye’de de bir an önce kullanıma girmesinin beklendiğini kaydetti.

 

KÖTÜ KOLESTEROLÜ DÜŞÜRMEDE YÜZDE 60 BAŞARI SAĞLIYOR

Kolesterol tedavisinde yeni kullanıma sunulan bazı ilaçların, son yıllarda geliştirilen bir ilaç grubu olan “PCSK 9” (Proprotein Convertase Subtilisin Kexin 9) inhibitörü olarak bilindiğini ifade eden Prof. Dr. Mustafa Kemal Batur, şunları aktardı: “Daha geniş çaplı araştırmalar devam etmekle birlikte erken bulgular, kalp krizi ve inme gibi sağlık sorunlarını da yaklaşık yüzde 50 oranında azalttığını da gösteriyor. Bu ilaçlar, son 30 yılda statinlerden sonra kardiyovasküler sorunları bu derecede düşürme potansiyeli olan en önemli ilaç grubu olarak göze çarpıyor. Ayda birkaç kez deri altı enjeksiyon ile yapılması ve yüksek fiyat gibi olumsuz yönler barındıran ilaçların, ihtiyacı olan hastalarda en sık kullanılan hiperlipidemik ilaçlar olacağı öngörülüyor.”

1960’lı yıllarda kullanıma giren kalp pillerinin bir yıl öncesine kadar tüm teknolojik gelişmelere rağmen kalbe uzanan ve elektrot olarak tabir edilen kablolara ihtiyaç duyduğunun bilindiğini belirten Prof. Dr. Batur, “Bu kablolar kalbin içine tutturularak genellikle kalbin toplardamarlarının içinden geçiriliyor ve vücudun omuz kısmındaki pil jeneratörüne bağlanıyor” dedi.●iha