İSTİHBARAT
İSTENİŞ HAKAN TÜPLEK Zaman zaman trafikte araç kullanırken farı kırık veya lambası yanmayan araçları hepimiz görmüşüzdür. Son hafta içinde bu tip kusurlu araçlardan iki üç tane ...
İSTENİŞ HAKAN TÜPLEK
Zaman zaman trafikte araç kullanırken farı kırık veya lambası yanmayan araçları hepimiz görmüşüzdür. Son hafta içinde bu tip kusurlu araçlardan iki üç tane gördüm. Hangi cesaret ile trafiğe, tek far ile çıkılıyor anlayabilmiş değilim. Gerçi modelleri düşük araçlardı. Ama gariban edebiyatı yapmaya gerek yok. Trafik kontrolünde yakalanıncaya kadar veya fenni muayene tarihi gelinceye kadar akılları sıra idare edecekler. Yani kendileri için değil de bir denetim ile yapılacak bir iş gibi görülüyor.
Araba düşük modelli olabilir; araç kullananın gelir durumu düşük de olabilir ama herkesin 2 TL’lik bir araç ampulü alacak kadar parası vardır.
Hangi araç olursa olsun dünyanın en pahalı akaryakıtını tüketiyoruz ne de olsa… Yanı bu işe görecek kadardan fazlası ile paramız var…
Bu kadar vurdumduymazlığın önüne geçilmesi lazım!
Kimse canını sokakta bulmuyor. Ama ne yazık ki otobüs durağında beklerken canından olan sokakta can veren insanlarımız var.
Bu araç önemli kişilerin olabileceği iyi bir araç ile 2 TL’lik bir far ampulünün değiştirilmediğinden dolayı bir kazaya sebep olursa ne olacak?
Hiç düşündünüz mü?
Peki, araç sizin aracınız olsa bu durumu hayal ettiğinizde sonuç nedir?
Fena oldunuz değil mi?
Bu kötü senaryonun önüne geçmek ve her şeyi yine kamu kurumlarından beklemek yerine kendi kendimizi düzeltmeye zorlayıcı ve ödüllendirici bir sistem olsa iyi olurdu değil mi?
Bir araç trafiği aksatıcı bir yere mi park etmiş?
Aracın far ampulü mü yanmıyor?
Bir yerde hırsızlık mı yapılıyor?
Ticari bir işlemde fiş fatura mı kesilmiyor?
Aklınıza gelebilecek bir kişinin diğer bir kişiye zarar verebileceği her ne ise bunları İHBAR eden kişinin kimliğinin gizli kalması koşulu ve para ile ödüllendirilmesi mükâfatı ile mükemmel bir toplum olma yolunda hepimiz ceza yememek için kendimize mutlaka çeki düzen veririz.
Gerçi kimi ihbarlarda bildiğim kadarı ile uyuşturucu ticareti, tarihi eser kaçakçılığı önlenmesinde ödüllendirici bir yaklaşım var ama bu kapsamın daha çok genişletilmesi ve dikkat çekmesi gerekir.
Amaç kusurluya ceza yazmak değil, daha iyi yaşanabilir bir toplum için kişisel hakları savunmak, kollamak.
Elbette her şeyin bir bedeli var. Maddi para cezası kesilen parayı ödesin, ihbar eden ise biraz para kazansın. Eli boş ne kadar adam varsa toplum huzuru ve güvenliği için sokaklara dökülür hata arar durur. Dinsizin hakkından imansız gelir misali bir bakmışsın herkes doğrucu Davut olmuş çıkmış….
Kurallar adam etmiyor bari para cezası korkusu biraz yanlışlarımızı frenlesin.
Yanlışlarımız demişken de nelerin yanlış olduğunun ve kaç para ile ödüllendirileceğinin listelenmesinin faydalı olacağı kanısındayım.
Bahsetmiş olduğum işleyişte buna benzer nitelikte bir işbirliğinden ibaret….
Geçen haftadan buyana gündemde olan karşı cins öğrencilerin birbirlerinin evlerinde kalmalarının fark edilmesi halinde komşuların polise, polisin öğrencilerin ailelerine durumu ihbar etmesi/bildirmesi ihbar değil uygulama rezaleti diye yorumlamak gerek.
Hazır bu konu açılmış iken bir cümle ile de kişisel haklara dokunulmaması gerektiğini belirtmek isterim….
Başkalarının haklarına karışmak O kişilerin de sizin hak ve özgürlüklerine karışma hakkı verir. Sonuç itibarı ile toplumsal huzur bozulur, ikilemler ve birbirinden ayrılan taraflar ortaya çıkar, bölücülük yapılmış olur. Onbeş gündür başörtüsü ve öğrenci evleri tartışılıyor.
Bunlar boş işler ….
– Zina haram mı?
– Haram
Koskoca insanlar neyin ne olduğunu elbette çok iyi bilmekteler.
Kimse,
EKONOMİ,
DIŞ BORÇ,
ULUSLAR ARASI İLİŞKİLER
NİTELİKLİ NÜFUS ARTIŞI
Konularını konuşmaz oldu. Gündem değişti….
Bu konular biraz bilimsel gerçekçilik ve, bilgi ister.
Uyuyan toplum ise kendine uyanı yani cehaleti konuşmak ister.
Neyse konuyu dağıtmadan toparlayalım…
Toplumun huzur ve refahı ve birbirimize sahip çıkmak için İSTİHBARAT önemli …………..