☰
✕

HUZURUN LİMANI EVLİLİK

06 Şubat 2015 - 13:14

Maksadı, nesli korumak ve devamını sağlamak olan evlilik, insanı günahtan koruyan bir kalkandır. Kişi evlenmekle şeytanın hile ve desiselerinden korunmak için en önemli adımı atmıştır. ...

Maksadı, nesli korumak ve devamını sağlamak olan evlilik, insanı günahtan koruyan bir kalkandır. Kişi evlenmekle şeytanın hile ve desiselerinden korunmak için en önemli adımı atmıştır. Kur’an nikâhın tarafı eşleri tarif ederken, “Onlar sizin için (günahtan koruyan) bir elbise, siz de onlar için bir elbise hükmündesiniz.” buyuruyor. (Bakara 187) Peygamber Efendimiz de (sas) de “Sizden kimin evlenmeye gücü yetiyorsa, evlensin. Çünkü evlilik, gözü ve namusu daha çok koruyucudur” (Nesai, Sıyam, 43) buyurmaktadır.

Erkeğin kadını, kadının erkeği tamamlandığı evlilik, mutluluğa el ele verip doğruya koşmaktır. Evlilik hayatı, en büyük okul, eşler de bu okulun hem öğrencisi, hem de öğretmenidir. Toplumdaki tüm iyilikler burada doğar, kötülükler de burada yok edilir. Tüm zararlı alışkanlıklar burada temizlenir. Evliliğe bu açıdan baktığımızda, izdivacın insanı güzel ahlaka ve Allah’a yaklaştırması gerekir. Kadın erkeğin, erkek de kadının kulluğunun ifasını tamamlayan bir parçadır. Evlilik, işte bu yardımlaşma işini gerçekleştirmedir.

 

***

Aile, yaratılıştan gelen manevî bağlar üzerini kurulan, bedeni sükûna, ruhu huzura kavuşturan şeklen küçük, ama mahiyet itibariyle büyük bir müessesedir. Nikâhla insan, yaratılıştan gelen fıtri zafiyetlerini ikinci bir insanla telafi etme ve helal dairede karşılama imkânı bulur. İslam Dini evlenmeye gücü bulunmayanları evlendirmeyi toplumun bir vazifesi olarak ortaya koymuştur. Kuran-ı Kerimde “Sizden bekâr olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir” (Nur, 32) buyrulmaktadır.

 

***

Nikâh insanın acizliğin itirafı, evlilik eşlerin huzur limanıdır. Erkekteki ve kadındaki insan olmaktan kaynaklanan zafiyetler, birbirlerine destek olmaları ile nispeten de olsa telafi edilmiş olur. İnsan, kendini tamamlayacak ikinci bir insana sığınmak için evlenirken, huzurunu kaybeden bir insan olması ya da mevcut zafiyetlerini artırması karşımıza, adına huzursuzluk ya da boşanma dediğimiz sıkıntıları getirmektedir.

Evlilikte mutluluğu zirveye taşıyan beden ve ruh birlikteliğidir. Ruhun beslendiği temel adres de imandır. Demek ki, ailede mutluluğu sigortalayan asıl unsur imandır.      Eşler birbirlerini Allah’ın bir nimeti bilip, ilahî bir hediyeye verilmesi gereken değeri eşlerine de göstermelidir. Eşlerin kendilerine bakıldığında konuşmasıyla, davranışlarıyla Allah’ın hatırlatması mutluluğun kaynağıdır.

 

***

Duygularında ve inançlarında istikrar olan bireylerin oluşturduğu ailelerde mutluluk olur. Eşler birbirlerini gözetirler, acı ve elemleri bir olur,  paylaşılarak küçültülür, mutluluk ve sevinçleri de paylaşılarak büyütülür.

Huzurlu ailelerde eşler uzlaşmayı bilir, istişare mekanizmasını işletir, ortaklaşa karar alır, birbirlerine “bağımlı” değil fakat “bağlı” dırlar.

Evliliğin temelinde ahlakı korumak ve olgunlaştırmak vardır. Nikahla taçlanan birliktelik  güzele ve mükemmele yürümek, engelleri kaldırmaktır. Eşler birbirine elbise, ateşe ve olumsuzluklara karşı zırh, günahlara paratoner olmalı, Allah’a yaklaştırmalıdır.             Nikâh ile başlayan evlilik sadece dünya hayatı için giyilen bir elbise değil, kişiyi cennet bahçelerine uçurabilen paraşüt görevi yapmalıdır.

“Rabbimiz bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve nesiller bağışla ve bizi takva sahiplerine önder eyle”