☰
✕

Hicret nedir ve hicreti nasıl anlamalıyız?

14 Ekim 2015 - 12:40

Hicret nedir ve hicreti nasıl anlamalıyız?   Sözlükte terk etmek, ayrılmak, bir yerden başka bir yere göç etmek" demek olan hicret, Hz. Muhammed (sav)  ve diğer Müslümanların ...

Hicret nedir ve hicreti nasıl anlamalıyız?

 

Sözlükte terk etmek, ayrılmak, bir yerden başka bir yere göç etmek” demek olan hicret, Hz. Muhammed (sav)  ve diğer Müslümanların baskılar yüzünden 622 de Mekke’den Medine’ye göçüne günümüzde ise Müslüman birey veya topluluğun, inançları yüzünden baskı gördükleri bir yerden başka bir yere göç etmesine verilen isimdir.

Günümüzde sadece bir mekândan başka bir mekâna yolculuk olarak anlaşılan hicreti; cahiliye, küfür, ölçü, değer, inanç ve adetlerini terk etmek, arınmak İslami kimliği kuşanmak yanında Allah rızası için küfür ve zulüm diyarından kopup ayrılmak şeklinde anlamak hicrete farklı bir bakış açısı kazandıracaktır. .

Hicret beden ile olabileceği gibi, dil ile veya kalp ile de olabilir. Kalbi, Allah’ın dışındaki her şeyden ayırıp, Allah’a yönelmek anlamında hicret ibadetidir.(Ankebut:26)

Müslüman için dönüm noktası hicret bir Müslüman için İslâm Dininin kabulüyle başlayıp ölünceye kadar devam etmektedir. Sadece bir takvim başlangıcı değil; bir çağın kapatılıp yeni bir çağın açılmasıdır.

Hicret, dinimizin mesajlarının hayat buluşudur. İman eden bir insanın hayatında hiçbir boşluk bırakmamacasına köklü bir dönüşümün adıdır.

Hicret, imanın maddeye üstünlüğüdür. Allah’ın rızası için Allah’ın rızası dışındaki her şeyi terk etmektir.

Hicret, Allah rızası için anadan, babadan, yardan, evlattan, diyardan, maldan, mülkten hatta Candan vazgeçişin ibretli, meşakkatli serüvenidir.

 

HİCRET BİR ARAYIŞTIR

Hicret bir kaçış değil köklü bir arayış, ciddi bir taleptir. Bu sebeple hicret büyük bir eylem, muhacir ise büyük bir şahsiyettir.

Hicret, yardımı ve zaferi Allah’tan beklemektir. Böylece hicret kıyamete kadar devam edecek bir ameldir. Allah Rasulü (asv) “Kafirlerle savaş devam ettiği müddetçe hicret sona ermeyecektir” (Nesai) buyururken “Hicret nedir?” sorusuna “Kötülüğü terk etmendir” (Ahmet b. Hanbel) cevabını verirken “Muhacir kimdir?” sorusuna da “Hata ve günahları terk edendir” (İbn Mace) şeklinde cevap vermiştir.

Hicret eden, muhacir farklı toplum ve coğrafyalarda yeni imkânlar üretmek üzere harekete/eyleme geçen kişidir. Nerede, ne zaman ve ne şartlarda olursa olsun küfür ve şirki terk eden, uzaklaşan kimse muhacirdir.

 

GÜNÜMÜZDE HİCRET NE İFADE EDER

Fıskı, küfrü, şirki olduğu gibi modern tüketim kültürünü, kapitalist yaşam tarzını terk etmek de Müminler için zor olsa bile kesinlikle bir zarurettir, Farzdır. Ahlaki ve ameli olarak nefsimizde, ailemizde ve çevremizdeki her bir ıslah ameliyesi bizim için takva yolunda, hicret yolunda atılmış bir adımımız olacaktır.

Hicret’in istikameti zulümden adalete, küfürden imana, cimrilikten cömertliğe, korkaklıktan cesarete, esaretten özgürlüğe, düşmanlıktan kardeşliğe ve zulüm yurdundan selam yurduna olmalıdır. Hz. Muhammed’in sözü ile; “Hicret et! Zira onun gibi bir amel yoktur.” Biz de açıkça ve onurlu bir şekilde Hz İbrahim’in sünneti üzerinde yürümeli ve: “Gerçekten ben Rabbime hicret edeceğim. Hiç kuşkusuz o galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Ankebut/26) ahdinin arkasında durabilmeliyiz.

Hicret,  Allah’ı her şeye tercih etmektir. Allah’a yönelmektir, O’na yaklaşmak, O’na sığınmaktır. Küfürden İmana, haramlardan helâllere, günahlardan sevaplara, isyandan itaate, kötülükten iyiliğe, rezillikten fazilete göz arkada kalmadan yapılan kutlu bir yolculuktur.

Bu vesile ile hayatlarına yeni bir sayfa açmaya, hicretle kanatlanmaya hazır olanların yeni yılı kutlu olsun.