Hanedan üyelerinin dizilere isyanı sürüyor
Osmanlı İmparatorluğu'nu yaklaşık 622 yıl yöneten Osmanlı Hanedanı’nın torunları Türk televizyonlarında yayınlanan tarihi dizilere tepki göstermeyi sürdürüyor. Bir hafta arayla Afyonkarahisar’a gelen iki hanedan üyesi, dizilerin Osmanlı’yı yanlış tanıttığını savundular
Osmanlı İmparatorluğu’nun günümüzdeki temsilcilerinin televizyon ekranlarından yayınlanan tarihi dizilere tepkisi sürüyor.
Kasım son günlerinde geldiği Afyonkarahisar’da bazı tarih dizilerini eleştirerek, “Malumunuz son zamanlarda yapılan diziler var, işte bunlardan bir tanesi ‘muhteşem’ rezalet maalesef ‘Kösem Sultan’ diye çıkardılar. Bizim dedelerimizi hep yanlış anlatıyorlar” diyen Sultan 2. Abdülhamid’in dördüncü kuşak torunlarından Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu’nun ardından 'Kadın Padişah Mahpeyker Kösem Sultan' kitabının imza günü ve söyleşi programı için hafta sonu Afyonkarahisar’da olan II. Abdülhamid'in beşinci kuşak torunu Nilhan Sultan Osmanoğlu da dizilere isyan etti. Osmanoğlu ailesinin her iki mensubu da dizilerin ecdatlarını yanlış tanıttığını ileri sürdü.
KÖSEM SULTAN’I BİLGİ KİRLİLİĞİNİ ÖNLEMEK İÇİN YAZDIM
Afyonkarahisar Belediyesi kültürel etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen söyleşiye, eşi Mehmet Behlül Vatansever ile birlikte katılan II. Abdülhamid'in beşinci kuşak torunu Nilhan Sultan Osmanoğlu, Kösem Sultan'ın bugün dizilere konu olan hayatının anlatıldığı gibi olmadığını söyledi. Cuma günü, akşam saat 19.30’da Afyon Lisesi konferans salonunda söyleşi ve kendi yazdığı ‘Kösem Sultan’ kitabının imza gününe katılan Nilhan Sultan Osmanoğlu, kitabında Kösem Sultan'ın hayatını ayrıntılı olarak anlattığını belirterek, “Bu kitabı, onları muhatap almak için değil, bilgi kirliliğini önlemek için çıkardım. Çünkü onları izleyip de inanan çok az insan kaldı. Artık sorgulayan gençlerimiz var” diye konuştu.
DİZİ ÇEKENLERİ MUHATAP ALMIYORUM
Mahalli sanatçı Kadir Elçi’nin gerçekleştirdiği ney taksiminin ardından başlayan söyleşide, Kösem Sultan kitabını yazmaya, diziler sırasında notlar alarak başladığını ifade eden Osmanoğlu, şöyle devam etti: “Kösem Sultan ile ilgili dizi yapılacağını biliyorduk, bunun sonrasının da geleceğini biliyoruz. Prodüksiyon kurulmuş, kostümler değişiyor, sanatçılar değişiyor, böyle 36 ceddimize kadar gidecekler. O yüzden kitabın çıkış tarihiyle, dizinin başlamasını denk getirdik. Sadece bilgi kirliliğini önlemek için yaptık, onları muhatap aldığımız için değildi aslında. Çünkü onları izleyip de inanan çok az insan kaldı diye düşünüyorum. Artık sorgulayan gençlerimiz var. Tarihi yargılamak değil, sorgulamak gerekir. Burası çok önemli bir nokta diye düşünüyorum. İnsanlar artık orada gördüğünü açıp araştırıyor. Gerçekten böyle mi yapmış diye. Bunlara körü körüne inanan kalmadı. Ayrıca onları hedef alıp dava açma gibi bir niyetimiz yok, bu girişimimizin onlara rant sağlayacağını düşünüyoruz.”
KÖSEM SULTAN PADİŞAH GİBİ SALTANAT SÜRDÜ
Kitabında Mahpeyker Kösem Sultan'ı neden Kadın Padişah olarak tanımladığını da anlatan Osmanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aslından bunun birçok sebebi var. Örneğin, oğlu IV. Murat 11 yaşında tahta çıktığında yapılan cülus töreninde yanında durup yeniçerilere bakarak, ‘Halifelik makamı kadın erkek ayırt etmez, adalet nizam bekler’ diyerek bu yükü kendi omuzlarına aldığını belirtiyor. Ayrıca Kabe'ye düzenli aralıklarla örtü gönderilmesini sadece padişahlar yapabiliyordu, Kösem Sultan oğlunun küçük olması sebebiyle bu görevi de üslenmiştir. Bunun yanı sıra İstanbul Eminönü'ndeki çift minareli Yeni Camii Kösem Sultan tarafından yaptırılmıştır. Oysaki ö dönem kadın sultanların çift minareli cami yaptırma gibi hakları yoktu. Bu da Kösem Sultan'ın kadın padişah gibi saltanat sürdüğünün başka bir ispatı.”
KÖSEM DEMEK ÖNDE GİDEN DEMEK
Kösem Sultan'ın çok hayırsever ve iyi bir insan olduğunu vurgulayan Nilhan Sultan, şunları anlattı: “Kösem Sultan, hapishaneleri dolaşır, borçtan dolayı içeri girenlerin borcunu ödeyip onları dışarı çıkartırmış. Aşevleri yaptırmış, yeni evlenecek kızlara çeyizler yaptırmış. Öldüğü zaman kesin olmamakla birlikte 140 bin kişinin aç kaldık diye ağladığı söylenir.” Kösem Sultan ismini valideliği sırasında aldığını aktaran Osmanoğlu, kösemin kelime manasının önde olan, önde giden anlamına geldiğini, devlet idaresindeki ağırlığı nedeniyle batılıların bu ismi kendisine taktığını kaydetti. Osmanoğlu, bazı kaynaklarda ise Kösem Sultan'ın çok güzel ve zarif bir cilde sahip olduğu için bu şekilde isimlendirildiğini söyledi.
ÖRTEN’DEN NİLHAN SULTAN OSMANOĞLU’A ÇİÇEK
Yrd. Doç. Dr. Selim Kaya'nın moderatörlük yaptığı söyleşiyi Vali Yardımcısı Mehmet Yılmaz, Belediye Başkan Yardımcısı Ayfer Örten, Afyon Lisesi Müdürü Turgay Bingül, bazı belediye şube müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Söyleşi sonrası, Belediye Başkan Yardımcısı Ayfer Örten, II. Abdülhamid'in beşinci kuşak torunu Nilhan Sultan Osmanoğlu ve eşi Mehmet Behlül Vatansever'e çiçek takdim etti. Kendisine gösterilen ilgiden oldukça memnun kalan Nilhan Sultan, söyleşinin ardından kitabının imza törenini gerçekleştirdi.●Kurtuluş