☰
✕

ERENOĞLU-USLU

15 Nisan 2013 - 10:58

Geçtiğimiz hafta etkinlikler dışında gündeme Türk-İş İl Temsilcisi ve Demiryol-İş Sendika Başkanı Muharrem Uslu'nun, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Ayhan Erenoğlu hakkında yaptığı açıklama ...

Geçtiğimiz hafta etkinlikler dışında gündeme Türk-İş İl Temsilcisi ve Demiryol-İş Sendika Başkanı Muharrem Uslu’nun, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Ayhan Erenoğlu hakkında yaptığı açıklama gündeme oturdu.

İki tarafın anlaşamadığı konunun özeti ise, Muharrem Uslu’nun Sekreter Dr. Ayhan Erenoğlu’ndan Hastaneye alınacak Magnetik Rezonans yani MR cihazının alım ihalesinin bir an önce yapılması, hastanede görevli doktor, hemşire ve diğer personele saygılı davranılması, Tabipler Odasına baskı kurulmaması ve buna benzer konuları basın aracılığı ile değil, yüz yüze paylaşması sonrasında, Erenoğlu’nun basın aracılığı ile Türk-İş İl Temsilciliği, Sendikalar ve sivil toplum örgütlerini kastederek “Biz kapılarımızı onlara kapattık” demesinin ardından başladı.

Tabi ki burada benimde merak ettiğim husus, bu MR cihazı ihalesinin neden iptal edildiği ve gerekçesinin ne olduğu yönünde. Az sayıda ortaklı özel hastanelerde bile MR cihazı varken, arkasını Devlete dayamış bir hastanenin bu cihazı neden alamadığı, gerçekten merak konusu.

Ülkemizde yapılan ihalelerin iptal gerekçelerini isterseniz şöyle bir özetleyelim. Bunların en başında ihaleye katılımın olmaması, yada tek bir firmanın katılıyor olması, rekabet sağlanamayacağı nedeniyle ihalenin iptal edilmesi.

Yada ihaleye katılacak firmaların ihale kanununa göre eksik evrak teslim etmesi veya gerekli koşulları sağlayamayacak olması durumunda ihalenin iptal edilmesi. Veya ihaleye girecek firmaların aralarında anlaştığı yönünde bilgi alınması. Vs. Vs. İhale şartnamesinin sonunda zaten Kurum ihaleyi yapıp yapmamaya, kazanana ihaleyi verip vermemeye yetkilidir ibareleri bulunmaktadır.

Buraya kadar ihalelerin neden iptal edildiğini iyi düşüncelerle yorumladım. Birde bunun kötü düşünceleri var. İsterseniz birazda onları sıralayalım.

İhaleyi alacak yandaşın ihaleye katılım fazlalığı nedeniyle MR cihazı ihalesini alamayacak olması durumunda ihalenin iptal edilmesi. Yine ihaleyi alacak yandaşın yurt dışından getireceği cihazın kesin bağlantılarını sağlayamadığı için ihalenin iptal edilmesi. İhaleye sebep olan cihazın teminat parasını veya cihazı alacak parayı hazırlayamadığı için zaman kazanması nedeniyle iptal edilmesi. Yada; birkaç kez ihale iptal edildikten sonra yandaş birisi tarafından cihaz alınarak hastaneye kiraya verilmesi için yapılan planlar nedeniyle ihalenin iptal edilmesi. Bunlarda benim kötü düşüncelerim.

Kapıları kapatmak konusuna gelince, Muharrem Uslu beğenilse de, beğenilmese de ilimizde sendikaya bağlı işçilerin seçilmiş başkanı. Bu işçilerin eş ve çocuklarını da hesaba katarsak, 50 binin üzerinde bir vatandaş topluluğu ediyor. (emekliler hariç) Sayın Sekreterim siz Muharrem Uslu’ya kapıları kapatmakla bu 50 bin kişiye kapıları kapattım mı demek istiyorsunuz?

Yine duyduklarıma göre “Beni bu göreve Başbakan Erdoğan atadı. Beni sadece Başbakanım bağlar, kendisi örnek aldığım tek isim” dediğiniz doğrumu? Eğer doğruysa Devletle siyaseti ayırt edemiyorsunuz. En kısa sürede bulunduğunuz görevi bırakıp siyasete soyunmanız gerekmektedir.

Yine sizin Dinar Devlet Hastanesi Başhekimine eğer Isparta’ya hasta sevk edersen seni açığa alırım dediğiniz ortada çalkalanıyor. Eğer doğruysa çok üzülürüm. Başarı yakalayacağım diyerek tehdit vari çalışanlar çok kısa sürede makamlarından aşağı düşmüşlerdir. Bunu dikkate almanızı diliyorum.

Sosyal Sigorta Hastanesi Devlet Hastanesiyle birleşmeden önce bazı inşaat veya cihaz ihtiyaçlarını sizin kapıları kapattığınız Sendikacılarla paylaşır ve sendikacıların siyasi girişimleriyle bu ihtiyaçlar en kısa sürede giderilirdi. Bu iyi niyetler sonrası Sendikacılar hastanesine, hastanede sendikalı eş ve çocuklarına sahip çıkardı. Güzel bir uyum içersinde çalışırlardı. Sigorta Hastaneleri Devlete bağlandıktan sonra Sekreterlik geldi ve siz bu göreve atandınız. Şimdi sizin kapıları kapatmak yerine, ticaret düşüncenizi bir kenara bırakarak, siz halkınıza, halkta size sahip çıkmalıdır. Bulunduğunuz görev insan sağlığı ile ilgilidir.

Kanalizasyonla ilgili sorunları gündeme alarak basına açıklama yapmanız yerine, bu sorunları çözmeniz için çaba harcamanız bence en doğrusu olacaktır. Bu hastanenin yapımı için siyasisi, sivil toplum örgütleri ne kadar mücadele ettiğini bilemezsiniz. Sizin hastaneyi kötüleyerek puanını düşürmeye hiç hakkınız yok diye düşünüyorum.

Umarım yeni atandığınız bu görevde barışçı bir davranışla başarılı olacağınızı düşünerek, kapıları tüm halka açmanızı, size bağlı olan personelle insani ilişkiler içinde iyi geçinmenizi, siyasete veya başbakana dayanan sözleri sarf etmeden Devlet adına çalışmanızı diliyorum.

Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.