En büyük sevgi Allah sevgisi olmalı
En büyük sevgi Allah sevgisi olmalı Afyon Kocatepe Üniversitesi tarafından düzenlenen Çarşamba Sabah Toplantısında bu hafta "Sevgi" kavramı ele alındı. Toplantıya Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. ...
En büyük sevgi Allah sevgisi olmalı
Afyon Kocatepe Üniversitesi tarafından düzenlenen Çarşamba Sabah Toplantısında bu hafta “Sevgi” kavramı ele alındı. Toplantıya Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Ergün başkanlık yaptı.
İl Genel Meclisi Üyesi Ünal Yılmaz, “Duygu, insanların davranışlarında temel teşkil eden iç dinamiklerdir. Her duygu gibi sevgi de normal düzeyde kullanıldığı zaman faydalıdır ama aşırısı her iki tarafa da zarar verir. Öte yandan bir şey eksik hissedildiği zaman kişide veya toplumda hemen onun gününü hatırlama eğilimi söz konusu. Sevgiyi kaybetmeden anlayabilmek önemlidir. Sevginin bir üstü aşktır. Mevlana ile Şems-i Tebriz’in sevgisinde olduğu gibi. Sevgiyi bütün olarak ele aldığımızda Türk toplumunda iki büyük sevgi var: Biri anne, diğeri ise yar sevgisidir. Türk toplumunda sevgiyi hak eden iki varlık olarak anne ve yar görülüyor. Baba sevgisi ise menfaate dayalı bir sevgi olarak görülüyor. Ama en büyük sevginin de Allah sevgisi olması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.
TANRISAL BİR SEVGİ TASAVVUFİ OLARAK SÜRÜYOR
Müze Müdür Yardımcısı Ahmet İlaslı “Geçmişteki tanrısal bir sevgi günümüzde de ilahi, tasavvufi sevgi olarak devam ediyor. Adem-Havva kavramından başlayan bu sevgi, zamanla günümüze kadar Afrodit gibi farklı bir yöntemle, farklı düşüncelere yönelmiş ama “ilahi sevgi” kavramı da devam ediyor. Geçenlerde Muhteşem Yüzyıl ile ilgili bir kitabın özel tanıtımında Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman’a “Kılıcını düşmana, sevgini bana bile” diyor. Yani, sevgi değişik formasyonlarda, değişik düşüncelerle, farklı yollarla günümüze kadar inanç ve duygusal yönden değişik yorumlar almıştır” dedi.
SEVGİ ÜZERİNE AZ SAYIDA KİTAP YAZILIYOR
Sosyal İl Hizmetler Müdürü Şevki Ceylan, sevgi üzerine çok sayıda kitaplar yazıldığını ve şarkılar söylendiğini ifade ettiği konuşmasında günümüzde yapılan şarkıların büyük çoğunluğunun sevgiliye, karşı cinse karşı duyguların aktarımı şeklinde olduğunu söyledi. Ceylan, çocuklara gösterilen sevginin önemine değindiği konuşmasında, “Hangi yaşta olursa olsun kurumumuza gelen çocukların davranışlarını değiştirmek, onlarla iletişim kurmak, onlara bir şeyler aktarabilmek ve yetebilmek yolunda büyük bir mesafe kat ediyoruz. Birçok literatürde de okudum ki sevmek, dokunmaktır. Küçük bir çocuğu kucağımıza alıyorsak, yanağına bir öpücük kondurabiliyorsak, çocuk sevildiğini anlayabiliyor. Ancak uzaktan ne kadar gülücükler sergilesek de çocuk bundan etkilenmiyor. Dolayısıyla ileriki yaşlarda çocukların eğitimlerinde, davranışlarında, sisteme uydurma konusunda sıkıntılar yaşanıyor. Sevmek, kurumumuzda yaptığımız işin merkezi konumundadır” şeklinde konuştu.
SEVGİ BİR DUYGU DEĞİL
Rektör Yardımcısı ve Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Belkıs Özkara, “1993 yılında katıldığım Evrensel Sevgi Sempozyumunda, ‘sevgi’nin bir duygu olmadığı ifade edilmiştir. Bu nedenle de ‘sevgi’nin karşıtı ‘nefret’ değildir. ‘Tutku’nun karşılığı ‘nefret’ olabilir ya da tutku anlamında ‘aşk’ın karşılığı ‘nefret’ olabilir. Ancak ‘sevgi’ bir duygu olmadığı için sevginin karşılığı ‘yokluk’. Yani, ‘sevginin yokluğu’ ‘kayıtsızlık’ olarak nitelendirilebilir. Sevginin bir evrensel yaşam enerjisi olduğunu düşünüyorum ve Yaradanın ‘Rahman ve Rahim’ özelliklerinin de tam da bu anlamda sevgi olduğu kanaatindeyim. Çünkü evrensel yaşam enerjisi, hiçbir fark gözetmeksizin her yerde varolan ve herkesin erişebileceği, her canlının ya da cansızın varolmasını sağlayabilecek bir enerji ” diye konuştu.