☰
✕

Eğitimde vesayetin izleri silinmeli

19 Eylül 2011 - 02:45

Eğitim Bir Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı Abdullah Çelik yeni eğitim-öğretim yılında eğitimde vesayetin izlerinin silinmesi gerektiğini söyledi   Yazılı bir açıklama yapan Çelik eğitim öğretim yılının açılmasına ...

Eğitim Bir Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı Abdullah Çelik yeni eğitim-öğretim yılında eğitimde vesayetin izlerinin silinmesi gerektiğini söyledi

 

Yazılı bir açıklama yapan Çelik eğitim öğretim yılının açılmasına sayılı günler kala Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun’da KHK ile yapılan değişikliğin öğretmenlerin özür grubu tayin hakkına getirilen kısıtlama dışında temel sorunlara yaklaşım açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti. Çelik “Kök sorunlara yönelik kalıcı çözüm üretme adına 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda da paralel değişiklikler yapılmalıdır. Eğitim çalışanlarının mesleki performansını artıracak, onları, verdikleri hizmetin önemine uygun bir hayat standardına çıkaracak adımlar atılmalı ve eğitimde vesayetin izleri silinmelidir. Yeni dönemde, başta sivil anayasa olmak üzere eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarına çözüm üretilmesi, 28 Şubat döneminden kalma militarist uygulamaların kaldırılması yönündeki beklentilerin bir an önce karşılanması gerekmektedir.”

EĞİTİMCİLERİN HAYAT STANDARDI YÜKSELTİLMELİDİR

Öğretmenliğin gelir düzeyi ve statüsünün yükseltilmesine dönük çalışmalara hız verilmesi gerektiğini belirten Çelik “Katkı düzeyi yüksek öğretmenler ödüllendirilmeli, ayrıca zorunlu hizmet alanlarındaki eğitim kurumlarında görev yapan eğitim çalışanlarına zorunlu bölge hizmet tazminatı ödenmelidir.  Eğitim çalışanlarına ödenmekte olan ek ders ücreti en az 12 TL’ye çıkarılmalı; ek ders ücretleri vergiden muaf tutularak, vergi matrahına dâhil edilmemeli, okul yöneticilerinin 6 saat derse girme zorunluluğu ‘6 saate kadar derse girer’ şeklinde değiştirilmelidir. İş yükünden dolayı 6 saat zorunlu derse düzenli giremeyen yöneticilerimiz, ‘yedeği olmayan öğrencilerin eğitiminde istenmeden oluşan boşluktan dolayı vicdan muhasebesi yapmak zorunda kalmaktan’ kurtarılmalıdır.  İkili eğitim yapan okulların yöneticileri haftada 40 saatten fazla çalışmaktadır. Söz konusu okul yöneticilerinin çalışma süreleri dikkate alınarak, ek ders ücretlerinde artış yapılmalıdır.  KHK ile ‘ek ders’ ve ‘ek ödeme’ ayrımı yapıldığından, Maliye Bakanlığı’nda bekleyen Ek Ders Taslağı yeniden gözden geçirilerek öğretmenlerin hak kayıpları karşılanmalıdır.”

ÖĞRETMEN AÇIĞI VE DERSLİK İHTİYACI GİDERİLMELİDİR

Eğitim-Bir-Sen olarak, gösterdiğimiz yoğun gayretlerle sözleşmeli öğretmenlik garabetine son verilmiştir diyen Çelik “Fakat öğretmen istihdamında ücretli, vekil öğretmenlik gibi farklı uygulamalar bütün çarpıklığı ile devam etmektedir. Bu ucuz işçilik anlamına gelen palyatif uygulamalara son verilerek, tüm öğretmenlerin kadrolu olarak istihdamı sağlanmalıdır. Her yıl ortalama 35-40 bin öğretmen ataması yapılmasına rağmen öğretmen açığı devam etmektedir. Öğretmen açığında 100 binin üzerindeki ihtiyaç, kadrolu öğretmen ataması yapılarak giderilmelidir. Mevcut hükümet döneminde cumhuriyet tarihinde yapılan toplam derslik sayısının yarısı kadar derslik yapılmış olmasını takdir ediyoruz. Okul ve derslik yapımına daha fazla ağırlık verilmeli, sınıf mevcutları OECD ortalamasına indirilmelidir. İkili eğitim yapan bütün kurumların normal eğitime geçirilebilmesi ve etkin eğitim için yeni okul ve dersliklere ihtiyaç vardır.

4/C’Lİ PERSONEL İÇİN DE BİR YIL 12 AY OLMALIDIR

Bir yılda 11 ay çalıştırılan ve ücret alan, aile yardımı alamayan, iş güvenceleri olmayan, aldıkları yetersiz ücret ile ayakta durmaya çalışan 4/C’li personelde, 4/B sözleşmeli personelin  kadroya geçişi ile birlikte haklı beklenti oluşmuştur diyen Çelik “Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın 12 Haziran seçimleri öncesi Konfederasyonumuz Memur-Sen’i ziyareti esnasında duyurduğu 4/C’li personele aile yardımı müjdesinin hayata geçirilmesini bekliyoruz. Kamuda farklı istihdam şekillerinden vazgeçilerek, kurum içerisinde aynı işi yapan personel arasındaki ayrımcılığa son verilmeli, 4/C’li personel için de bir yıl 12 ay olmalıdır. “