Dünyada emeğe saldırı var, karşı durmalıyız!

01 Mayıs 2016 - 20:14

Türk-İş İl Temsilcisi Uslu: Ülkesi, ulusu, ırkı, siyasal görüşü, dini, mezhebi, dili, cinsiyeti, yaşı, mesleği ne olursa olsun, yurdumuzda ve dünyanın dört bir yanında emekçiler meydanlarda birleşip taleplerini seslendiriyor. Dünyada emeğin haklarına yönelik bir saldırı var. Buna topyekûn karşı durmalıyız

 

 

Demiryol-İş Sendikası Afyonkarahisar Şube Başkanlığı 1 Mayıs kutlamaları yerine sendika binası önünde açıklama yapmayı tercih etti. Demiryol-İş Sendikası Afyonkarahisar Şube Başkanı Muharrem Uslu’nun yanı sıra CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Kemal Demirkırkan’ın da katıldığı programa sendika üyeleri de iştirak etti.

Türk-İş İl Temsilcisi ve Demiryol-İş Sendikası Afyonkarahisar Şube Başkanı Muharrem Uslu, açıklamasında şunları söyledi: “Ekmek, barış, özgürlük adalet, eşitlik, demokrasi ve dayanışma için 1 Mayıs'ta buradayız. Bugün 1 Mayıs. Bugün sesimizi gür bir şekilde duyurmak için alanlara çıkmayı, 1 Mayıs’ı coşkuyla oralarda kutlamayı çok isterdik. Ancak Ülkemizin içinde bulunduğu terör ortamı nedeni ile İlimizdeki Türk-İş’e bağlı Sendikalar olarak bu yılki 1 Mayıs’ı burada kutlamayı kararlaştırdık. Bu kararla daha ihtiyatlı ve daha tedbirli olduğumuzu düşünüyoruz.  İşte bu yüzden sizlere buradan seslenmek istiyoruz. Bugün işçilerin uluslararası düzeyde mücadele, dayanışma ve birlikte hareket etme kararlılığı gösterdiği gündür. Bugün tüm dünyada emekçiler, hak ve özgürlükleri için hep birlikte sesini yükseltiyor. Ülkesi, ulusu, ırkı, siyasal görüşü, dini, mezhebi, dili, cinsiyeti, yaşı, mesleği ne olursa olsun, yurdumuzda ve dünyanın dört bir yanında emekçiler meydanlarda birleşip taleplerini seslendiriyor. Dünyada emeğin haklarına yönelik bir saldırı var. Buna topyekün karşı durmalıyız.”

 

EKMEK, BARIŞ, ÖZGÜRLÜK İÇİN BİR ARAYA GELDİK

“Herkese ekmek. Siyasal ve ekonomik demokrasi yoluyla özgürlük” diyerek konuşmasını sürdüren Muharrem Uslu, ülkedeki işsizliğe, yoksulluğa, güvencesiz çalışmaya ve baskılara karşı çıktıklarını ifade etti: “Adalet temeline dayalı toplumsal barış. Temel insan haklarına dayalı, çoğulcu ve özgürlükçü demokratik düzenin tüm kural ve kurumlarıyla ülkede egemen olması için bir araya geldik. Eşitliğin, barışın, kardeşliğin, özgürlüğün, dünyada ve ülkemizde egemen olması için, emeğin çıkarının savaşta değil, barışta olduğunu bildiğimiz, savaştan yana hiçbir politikaya onay vermeyeceğimiz için, terörün bin yıllık kardeşliğimizi bozamayacağını göstermek için, biz daha çok demokrasiyi herkes için talep ettiğimiz ve insan onuruna yaraşır şartlarda yaşamak istediğimiz için buradan haykırıyoruz. Bugün 1 Mayıs 2016. Tüm dünyada emekçiler, daha dün kölelik koşullarında çalışmaya karşı çıkarken, 8 saatlik çalışma uğruna canlarını verirken, bugün, hala birçok ülkede benzeri çalışma koşullarının var olmasını kabul etmiyoruz. Ülkemizdeki işsizliğe, yoksulluğa, güvencesiz çalışmaya, baskılara karşı çıkıyoruz. Sağlığın, eğitimin, sosyal güvenlik hizmetlerinin paralı hale getirilmesine karşı çıkıyoruz. Sosyal devlet uygulamalarının budanmasına, yalnızca sosyal yardımlarla sınırlı tutulmasına karşı çıkıyoruz.”

 

KIDEM TAZMİNATIMIZA GÖZ DİKİLİYOR

Sorunların giderek büyüdüğünü belirten Uslu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Emeğin haklarına karşı yürütülen sistemli müdahaleler artarak devam ediyor. Bizlere ücretli kölelik şartları dayatılmak isteniyor. Esneklik ve kuralsızlık temelinde güvencesiz çalışma esas haline getiriliyor. Kıdem tazminatımıza göz dikiliyor. Her yıl binlerce işçi iş cinayetlerinde ölüyor. Asgari ücretteki artış yoksulluğu azaltmıyor. Taşeron işçilerinin mevcut sınırlı hakları elinden alınmaya çalışılıyor, işçi kadrosu verilmiyor. İşçiyi özel istihdam bürosu aracılığıyla kiralama düzenlemeleri yapılıyor. Örgütlenen işçiler işten atılıyor. Özelleştirme adı altında talan sürdürülüyor. Şimdiye kadar uygulanan ekonomik ve sosyal politikalarla, işçiler, kamu emekçileri, emekliler, köylüler, esnaf, yani iktisaden güçsüz geniş halk kesimleri bedel ödemek durumunda bırakılıyor. Biz sosyal adalet, eşitlik ve refah istiyoruz. Tüm çalışanlar için insan onuruna yaraşır yaşam koşulları ve sendikal haklar istiyoruz. Özgürlükçü, adaletli, barış içinde bir dünya ve ülke istiyoruz. Buralardan  yankılanan bu sesimiz iyi duyulmalıdır. Emekçilerin hak ve özgürlük taleplerine kulak verilmelidir. Emek karşıtı politikaların ekonomik refah ve toplumsal barış getirmeyeceği bilinmelidir.Toplumsal huzurun sosyal adalet ve hakça bir bölüşümle mümkün olacağı bilinmelidir. Biz emekçiler, bilgi birikimimiz ve geçmiş tecrübelerimizden faydalanarak bunun için çaba gösteriyoruz.”

 

EMEKÇİLERİN ÇIKARLARI SAVAŞTA DEĞİL BARIŞTADIR

‘Özgürlükçü ve çoğulcu bir demokrasi için gerekli adımlar ivedilikle atılmalıdır’ diyen Uslu sendika üyelerinin isteklerini bir kez daha yineledi: “Başta Anayasa olmak üzere tüm yasalar katılımcı demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla sağlıklı işleyeceği bir yapıya kavuşturulmalıdır. Emekçilerin çıkarları savaşta değil barıştadır. Barışın her alanda egemen olması için çaba gösterilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tüm kurumları, hukuk devleti anlayışıyla hareket etmelidir. Basın, düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki kısıtlamalar kaldırılmalıdır. İstihdamın korunması ve geliştirilmesi, işsizliğin önlenmesi temel yaklaşım olmalıdır. ‘İnsana yakışır iş’ herkesin hakkıdır. Kadınların ekonomik ve sosyal hayatın her alanına katılımının yolları açılmalı, kadına şiddet son bulmalıdır. Taşeronla ilgili düzenlemede; asıl iş-yardımcı iş ayırımı yapılmadan tüm işçiler işçi statüsüyle kamuda kadroya geçirilmelidir. Yıllardır geçici işçi statüsünde istihdam edilenler sürekli işçi kadrosuna alınmalıdır. İş cinayeti haline gelen iş kazaları önlenmeli, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri artırılmalı, gerekli denetim yapılmalıdır. Haksız işten çıkarmalar önlenmeli, iş güvencesi, işe iadeyi sağlayacak biçimde yeniden ve öncelikle düzenlenmelidir. Kayıt dışı ekonomi, kayıt altına alınmalıdır.

 

ESNEK VE KURALSIZ ÇALIŞMA GİRİŞİMLERİNE SON VERİLMELİDİR

“Kıdem tazminatı işçiler bakımından vazgeçilmez ve tartışılmaz bir haktır” görüşüne vurgu yapan Türk-İş İl Temsilcisi Uslu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna el uzatılması, ortadan kaldırılması ya da daraltılması yönündeki talepler gündeme dahi getirilmemelidir. Bu konudaki net tavrımız herkes tarafından bilinmelidir. Asgari ücret insan onuruna yakışır bir biçimde ulusal düzeyde ve aile dikkate alınarak belirlenmelidir. Esnek ve kuralsız çalışma biçimlerini yaygınlaştırma girişimlerine son verilmelidir. Ücretli çalışanlar üzerindeki ağır vergi yükü düşürülmeli, vergi adaletsizliği giderilmelidir. Doğal yaşam korunmalı, ekolojik çevre tahribatına son verilmelidir. Ekonomik çıkarlar uğruna doğal kaynakların tahribatına yol açacak girişimler kamu tarafından engellenmelidir. Genetiği değiştirilmiş GDO'lu ürünlerin tüketilmesi önlenmelidir. Organik tarım ve yerli üretici desteklenmeli, bunun için yeni tarımsal politikalar geliştirilmelidir. Engellilerin toplumsal yaşama eşit bireyler olarak katılması sağlanmalıdır. Öğrenim kurumları, demokratik yapının ve bilgi toplumunun gerektirdiği nitelikte özgür bireylerin yetiştiği, istihdam edilebilirliği destekleyen yapıda olmalıdır. Üniversitelerimiz bilimin üretildiği yapıya kavuşmalıdır. İnsan odaklı ekonomik ve sosyal politikalar uygulanmalıdır. İşçiler, Kamu Emekçileri, Esnaf, Emekliler, İşsizler, Yoksullar, Kadınlar, Gençler, Öğrenciler, Güzel Yurdumuzun Emek ve Demokrasi Sevdalıları. Gelecek yıldaki 1 Mayıs’ta Alanlara çıkacağız. Sizlere daha gür, daha güçlü ve daha coşkulu bir şekilde sesleneceğiz.”

 

BU TERÖR ORTAMI TÜRKİYE’DE SON BULACAKTIR

Uslu, konuşmasının son bölümünde ‘Bu terör ortamı Türkiye’de son bulacaktır. Son bulduktan sonra şehrin merkezinde, diğer STK’larla düne kadar yapmış olduğumuz mitinglerin aynısını birlikte yaparak, bu emeğin sorunlarını gündeme getirmek hepimizin görevi olmalı ve sorumluluğu olmalıdır’ ifadelerine yer verdi. Açıklamanın ardından sendika üyeleri sessiz bir şekilde dağıldı.●Kurtuluş