Diyanet, bir mezhebin temsilcisi değildir

12 Şubat 2013 - 09:57

  Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Sandıklı'da il müftüleriyle bir araya geldi. Eğitim Semineri'nde konuşan Görmez, müminlerin gönüllerini fethetmeyen müftülere cemaatin itibar etmeyeceğini ...

  Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Sandıklı’da il müftüleriyle bir araya geldi. Eğitim Semineri’nde konuşan Görmez, müminlerin gönüllerini fethetmeyen müftülere cemaatin itibar etmeyeceğini ve güveneceği başka kişileri arama çabası içine girebileceği uyarısında bulundu.

 

 

 

Diyanet İşleri Başkanlığı İl Müftüleri Eğitim Semineri, Sandıklı Hüdai kaplıcalarında başladı. Seminere katılan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Diyanet’i tek bir mezhebin temsilcisi konumuna getiremeyiz” dedi. Sürecin, Diyanet’in gayri resmi olarak mezhebinin Hanefilik olduğu yönünde yanlı bir ortaya çıkardığını ve bu algının kırılması gerektiğini kaydeden Görmez,  tek tipleştirmeye dayalı vatandaşlık anlayışının geride kalmasına rağmen bu yaklaşımın uygulamaları sonucunda ortaya çıkan trajik sorunlarının bugün hala tartışılmasını talihsizlik olarak nitelendirdi. Görmez, “Din ayrıştıran değil bütünleştirendir. Din, kimseyi ırkından, dilinden, kavminden ve inancından dolayı kınamaz ve dışlamaz” dedi.

 

İNANÇ KALPLERİN TATMİN OLMASIDIR

Diyanet’in hizmetleri ile özellikle vaaz ve hutbe konuları dinin kendi özünden gelen konular olmasının önemine işaret eden Görmez, şöyle devam etti:

“Günlük politik ve siyasi mesajların verildiği ve salt yurttaşlık bilgisi kitaplarında yer eden konular vaaz ve hutbe konusu olmamalıdır. Özellikle siyasetin kendi doğal akışının dışına çıkılan kırılma dönemlerinde Diyanet’in bazı uygulamaları inananları rencide etmiş ve bu rahatsızlıklar zamanla Diyanet’i tartışma konusu yapmıştır. Devletçi bu uygulamalara karşı vatandaşın önyargılı oluşunu ve tepki göstermesini anlamalı ve varsa bu uygulamaları kaldırmamız gerekmektedir. Çünkü din, inanç, dini kabuller, dini fetvalar ve dinin yaşanma biçimi bireylerin vicdanlarının ve kalplerinin tatmin olmasıyla ilgilidir.”