Depremden sonraki en büyük tehlike: Heyelan

27 Nisan 2016 - 18:09

Heyelanın depremden sonra Türkiye'de en önemli afetlerden biri olduğunu söyleyen Bakan Eroğlu: Heyelanların, depremlerin en büyük sebebi uygun olmayan yerde, çürük zeminde, çürük binalar kurmak

 

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Heyelanların, depremlerin en büyük sebebi uygun olmayan yerde, çürük seminde, çürük binalar kurmak. Bizim, uygun yerde, uygun zeminde, sağlam binaları kurmak temel vazifemiz olmalı. Bunun için de çok iyi bir planlama gerekiyor. Artık çarpık şehirleşme anlayışını tamamen tarihe gömmemiz lazım” dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından Ulusal Heyelan Sempozyumu düzenlendi. Türkiye olarak mevcut durum ve kurumsal kapasitenin değerlendirilmesi, afet öncesi ve sonrası alınacak tedbirler ve yaşanan aksaklıkların görüşülmesinin planlandığı sempozyuma Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Afad Başkanı Dr. Fuat Oktay ve çok sayıda akademisyen katıldı.

 

ÇARPIK ŞEHİRLEŞME ANLAYIŞINA SON VERMEMİZ LAZIM

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, yaptığı konuşmada, heyelanın depremden sonra Türkiye’de en önemli afetlerden biri olduğunu söyledi. Eroğlu, “Yüzde 36 ile depremden sonra 2’nci sırada yer almaktadır. Depremde çok iyi noktaya geldik. Heyelanın da ele alınması gerekiyordu ve bu sempozyum ile hayırlı neticeler çıkacağına da eminim. Ben eskiden depremlere müdahalenin ne kadar geç olduğunu bilirim. 1999 depremini bizzat yaşadım. O günden bu güne nasıl geldik. Van depremi olduğu zaman bütün hükümetimiz Van’daydı. 18 ay içinde Van ayağa kalktı. Bunlar, Türkiye’nin nereden nereye geldiğini gösteren önemli hususlardır. Hasta olmadan önce hasta olmayı engelleyecek bir takım tedbirleri almak önemliyken, burada da bizim önleyici tedbirleri almamız gerekir. Heyelanların, depremlerin en büyük sebebi uygun olmayan yerde, çürük zeminde, çürük binalar kurmak. Bizim, uygun yerde, uygun zeminde, sağlam binaları kurmak temel vazifemiz olmalı. Bunun için de çok iyi bir planlama gerekiyor. Artık çarpık şehirleşme anlayışını tamamen tarihe gömmemiz lazım” dedi.

 

AZ KALSIN HEYELAN ALTINDA KALIYORDUM

2005 yılında Karadeniz bölgesinde meydana gelen bir heyelan felaketinin yaşandığı sırada orada olduğunu kaydeden Eroğlu, “1-2 dakika önce orada olsam belki biz de o toprak yığınının altında kalacaktık. Sel baskını için oraya gidiyordum ve 10 dakika sonra bu felaket yaşandı. Bütün araçlar toprağın altında kaldı. Bizzat ben bunu yaşayan bir kimse olarak heyelanın boyutu çok fazla. Afetlerin şu anda yüzde 36’sı heyelan. Yapacağımız şey ise çok iyi tespit etmemiz gerekiyor. Bu konuda kurumların da yapacakları var. Heyelan genellikle taşkınlarla karıştırılıyor. Özellikle iklim değişikliği sebebiyle anlık yağışlar meydana geliyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz, şuan da bin 450 adet otomatik meteoroloji ölçüm istasyonu ve 12 tane meteoroloji radarı kurmak suretiyle bunları önceden ikaz ediyor. Geçmişe göre çok daha fazla sel baskını, heyelan olurken ölüm sayısı ona göre azaldı. Bunda, erken uyarı sistemlerinin çok büyük rolü var” dedi.●iha