Darbe faaliyetlerinin tespit edilememesi düşündürücü!
Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ: Darbeciler TSK içinde azınlıkta olan küçük bir grup. Bunda hem fikiriz. Ancak buna rağmen bu darbecilerin oldukça uzun bir hazırlık süreci içinde olduklarıdır bu faaliyetlerinde tespit edilememiş olması da gerçekten düşündürücü nokta
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, darbe girişimiyle ilgili, “Bunu yapanlar asker değil, teröristtir” açıklamasında bulundu
Darbe girişiminin önlenmesinin ardından eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ açıklamalarda bulundu. Sözcü’de yer alan habere göre, Bodrum'daki evini basın mensuplarına açan Başbuğ, darbe girişiminde bulunanların Paralel Devlet Yapılanması olduğunu söyledi. Başbuğ açıklamasına şöyle devam etti: “Dün gece Türkiye tarihinde yaşanılan en korkunç gecelerinden birisi oldu. Bu darbe kalkışını, girişimini, bu hareketi ve bu harekete katılanları lanetliyorum. Onlar Türkiye'nin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin tarihine bir kara leke sürdüler” ifadelerini kullandı.
KENDİ HALKINA ATEŞ AÇANLAR TÜRK ASKERİ OLAMAZ
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, İhlas Haber Ajansı’na ise şöyle konuştu: “Bu tehlikeye 2009 yılında dikkat çekmiş bugün bize yarın size demiştim. Bunları yapanlar Türk askeri olamaz. TSK’nın birçok yerinde uzun süre yapılan bu planın tespit edilememesi düşündürücü. Gözaltına alınan ve kandırılan Mehmetçikleri aynı teraziye koymamak gerekir diyen Başbuğ, Akyarlar mahallesindeki yazlığında yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: 15 Temmuz 2016 gecesi bekli de Türkiye Cumhuriyeti tarihinin yaşanılan hep birlikte yaşadığımız en korkunç gecelerinden birisi oldu. Bu darbe kalkışımını, girişimini, bu hareketi ve bu harekete katılanları lanetliyorum. Onlar Türkiye’nin ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tarihine bir kara leke sürdüler. 25 Ocak 2010 tarihinde yani Genelkurmay Başkanı olduğum dönemde, balyoz iddialarının görevlendirilmiş bir gazetede yer alması üzerine, şunu söylemiştim. Allah Allah diye askerine hücum ettiren bir ordu nasıl Allah’ın evine bomba atmayı düşünür, bu vicdansızlıktır lanetliyorum bunları demiştim. Bugün de diyorum ki kendi meclisini bombalayan, kendi halkına ateş açanlar Türk askeri olamaz. Bunlar birilerinden, bir yerlerden emir alan teröristlerdir. Yine 25 Ocak 2010’da aynı gün şunu da söylemiştim. Demokraside demokratik yöntemlerle en önemli olan unsur iktidarların seçimlerle, yeni demokratik yöntemlerle el değiştirmesidir dedim 14 Nisan 2009’da yaptığım konuşmada da demokrasi konusuna değinmiştim.”
DARBECİLER İLE CEMAAT ARASINDA İLİŞKİ VAR
Başbuğ, Bu söylediklerimin doğruluğuna canı yürekten inandığım gibi bugün de o sözlerimin arkasında olduğumu bir kez daha tekrarlıyorum. Belki de bu olayda sevindiğimiz önemli noktalardan bir tanesi TSK’nın büyük çoğunluğu bu yaşanılan olaylar karşılığında başta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar olmak üzere gösterdiği davranış ile demokrasinin yanında yer aldılar. Bu nedenle gerçekten hepsini yürekten kutluyorum. Yine dün gece TSK’nın büyük bir çoğunluğu ile beraber omuz omuza örnek bir davranış gösteren güvenlik kuvvetlerimize özellikle polisimize ki çünkü onlar da dün gece canları pahasına görevlerini yerlerine getirdiler. Onlarında hepsini kutluyorum. Yine dün Türk milleti darbenin karşısında olduğunu çok net olarak bütün dünyaya ilan etti. Bu da hepimizi için bir gurur vesilesi. Bu gün çok kimse bu darbeciler ile cemaat arasında bir ilişki olduğunu düşünmektedir. Ben de aynı düşünceyi taşıyorum. Ama bu vesileyle 14 Nisan 2009 günü Harp Akademileri’nde yaptığım konuşmada söylediğim bir hususu burada tekrarlama hakkına sahibim. O gün yaptığım konuşmada. Aslında bekli de Türkiye’de açık şekilde cemaat ile ilgili tehdide dikkat çeken kişi bendim. O gün yani tam 7 yıl önce dedim ki, bazı cemaatler hedeflerine ulaşmada kendileri için en büyük engel olarak TSK’yı görmektedirler. Bu nedenle TSK aleyhine faaliyette bulunmaktadırlar. Bu yapılanmalara karşı hukuk devleti kapsamında kuralları içinde TSK olarak etkisiz ve tepkisiz kalmayacağız. Bu konu ile ilgili düşünce ve değerlendirmelerimizi başta başbakan olmak üzere tüm ilgililerle paylaştım ifade ettim. Ama maalesef o yıllarda yani 2009’lu yıllarda bizim bu söylediklerimize itibar edilmedi dedi.
BU FAALİYETLERİN TESPİT EDİLEMEMİŞ OLMASI DÜŞÜNDÜRÜCÜ
Başbuğ Darbeciler TSK içinde azınlıkta olan küçük bir grup. Bunda hem fikiriz. Ancak buna rağmen bu darbecilerin oldukça uzun bir hazırlık süreci içinde olduklarıdır ve TSK’nın neredeyse büyük bölümüne çok yerlere çok şehirlere oldukça az olmalarına rağmen uzun bir süre içinde yaşadıkları ve TSK içinde çok noktalara ulaştıkları ortada. Bu faaliyetlerinde tespit edilememiş olması da gerçekten düşündürücü nokta. Elbette yetkili makamlar bu konunun üzerinde hassasiyetle duracaklardır. Sonuç olarak yapanlar elbette hukuk kuralları içinde yargılanıp cezalandırılacaklardır. Bundan hiçbir şüphemiz yok. Ama bakın etrafımız ateş çemberi. Türkiye’nin maalesef coğrafi ve jeopolitik durumu ortada tarih boyunca böyle. O nedenle 2009’da Güçlü Ordu Güçlü Türkiye demiştim. Bu coğrafyada güçlü orduya ihtiyacımız var Önemli olan bu coğrafyada güçlü orduya ihtiyacımız var dedi.
‘MEHMETÇİKLER KULLANILDI, AYRI BİR ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKİR’
Başbuğ, 20 yaşındaki gençleri, askerlerimizi bu darbenin içinde yer alan, planlayan, rütbeli personelden ayrı bir yere koymanın doğru olduğu düşüncesindeyim. Çünkü bunlar, ki basından da anladığımız kadarıyla, belki de kandırıldılar. Hatta tatbikat diye kışlanın dışına çıkartıldığı görülüyor. Mehmetçik kullanıldı. Belki aldatıldılar, belki yanlış bilgilendirildiler, o genç çocuğun bunu anlaması değerlendirmesi, kolay bir olay değil. Genç erlerimizle diğerlerini aynı teraziye koymayalım dedi.●Kaynak:Ajanslar