Dalgalanmadan durulma olmaz!
MHP’nin çok daha kötü badirelerden geçtiğini, çok daha sıkıntılı anlar yaşadığını anlatan İl Başkanı Demirel, oldukça köklü olan partisinin bu sıkıntılı günleri de atlatacağını belirtti, “Dalgalanmadan durulma olmaz” diye konuştu
Haftalık basın toplantısında basının karşısına çıkan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Afyonkarahisar İl Başkanı Raşit Demirel, yerel ve ulusal gündemi değerlendirdi. İl Başkan Yardımcıları Mehmet Kocacan ve Sedat Yeşilyurt’un da hazır bulunduğu toplantıda, AK Parti’yi eleştiren Demirel, “14 yıldır yönettiğiniz milli eğitim sistemiyle oynamaktan artık vazgeçin” uyarısında bulundu.
Parti il binasında düzenlenen toplantıda konuşan Demirel, şunları dile getirdi.
TÜRK YAZILARINI KALDIRIYORSUNUZ
Eğitim sistemimizin yaz boz tahtasına dönüştürülmesi yetmezmiş gibi şimdi de çocuklara verilmesi gereken milli duyguları da ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ibretle seyretmekteyiz. Dağlardan ve tepelerden `Ne Mutlu Türk'üm Diyene' 'Türk, öğün, çalış güven' gibi atasözlerini kazıyan, okullarda çocuklarımıza söyletilen andımız' kaldıran AKP zihniyeti, şimdi de 10'uncu yıl marşına el uzatmıştır. Yetkililerin buradan dikkatini çekmek istiyoruz. 14 yıldır yönettiğiniz Milli Eğitim sistemiyle oynamaktan artık vazgeçin. Eğer Eğitim hakkında yeterli bir plan ve projeniz yoksa gelişmiş ülkeleri baz alarak onların eğitim sistemlerini inceleyip bize uygun hale getirin. Japonya ve Almanya eğitim sistemi güzel bir örnek. Daha ilk okul çağında Japon çocuklarına verilen milliyetçilik duygusunu nasıl aşıladıklarını izleyin. Terör belasıyla uğraşırken bir yandan da okul çağına başlayan çocuklara vatan ve bayrak sevgisini aşılayın. Terör belasının bu ülkede bu kadar yaygın olmasının sebebini iyi araştırın. Vatan ve bayrak sevgisi olmayan bir çocuk art niyetli kişiler tarafından nasıl vatan haini olarak yetiştirildiğini kavrayın ve bu kaynağın önünü kesin. Siz, andımızı kaldırarak çocuklarımız, milli duygulardan uzaklaştırıp kime ve kimlere hizmet ettiğinizin farkına varın.
AFYON’UN EĞİTİMDE BAŞARISI YOK
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) en başarılı il Tunceli olmuştur. Tunceli'yi sırasıyla Kırşehir ve Karabük takip etmiştir. Derslere göre başarılı illere bakıldığında; Türkçe: Tunceli, Kırşehir, Eskişehir Fen ve Teknoloji: Kırşehir, Tunceli, Karabük T.C. Atatürkçülük ve inkılap Tarihi: Tunceli, Kırşehir, Muğla İngilizce; Bartın, Tunceli, Muğla Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi: Kırşehir, Tunceli, Uşak Matematik: Kırşehir, Tunceli ve Karabük olduğu görülmektedir. Dikkat edilirse yayımlanan listede Afyonkarahisar'ı görmek mümkün değildir. Şimdi yetkililere sormak istiyorum. Haksız yere bu kadar okul müdürünü değiştirip yerine yandaş sendika üyesi olan öğretmenleri okul müdürü olarak atadınız da ne oldu? Atadığınız bu yandaş okul müdürleri, Afyonkarahisar'ı başarılı iller arasında kaçıncı sıraya yükseltti? Bunların cevabını yetkililerimizden duymak istiyoruz.
VEKİL SAYIMIZI SURİYELİLER Mİ KURTARDI?
Yüksek Seçim Kurulu Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı 31 aralık 2015 tarihli verileri esas alınarak ilan edilen 2015 yılı nüfus bilgilerinin YSK'ya gönderildiği, bu nüfus sayımı sonuçlarına göre seçim çevreleri ve her seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısının 18’e kadar olan illerde bir, çıkaracağı milletvekili sayısı 19'dan 35'e kadar olan illerde iki, 36 ve daha fazla olan illerde ise üç seçim çevresine ayrıldığı ifade edilmiştir. Buna göre Ankara iki, 88 milletvekili çıkaran İstanbul üç, 26 milletvekili çıkaracağı tespit edilen İzmir ise iki seçim bölgesine ayrılmıştır. Yapılan hesaplamalara göre Antalya'nın milletvekili sayısı 14’ten 15'e, Kocaeli'nin milletvekili sayısı 11'den 12'ye, Tekirdağ'ın milletvekili sayısı da 6'dan 7'ye yükselmiştir. Isparta ve Yozgat'ın milletvekili sayısı 4'ten 3'e, Bayburt'un milletvekili sayısı da 2'den l'e düşmüştür. Egenin yıldızı diye adlandırdığı Afyonumuz, 2015 yılı adrese dayalı nüfus sayımında nüfusunun eksilmesine rağmen milletvekili sayımızı koruduğumuzu sevinçle paylaşmak istiyorum. Acaba Suriyeliler olmasaydı bizde 5’ten 4’e mi düşecektik diye merak ediyorum.
ADAYLARIN YAKLAŞIMIM HEPSİNE EŞİT MESAFEDEDİR
Ben MHP İl Başkanı olarak bir duruş sergiliyorum. Ben Afyon’da MHP’de kırılma, darılma, yarılmaya meydan vermemek adına kongre sürecinde partimin değerli insanlarına hepsine eşit mesafede durmaya çalıştım. Renk vermedim, taraf olmadım ama bir devlet anlayışıyla hepsini de kucakladım. Hepsi de değerlidir. MHP’de ortaya çıkan aday adayları benim için muteberdir, çok da değerlidir hepsi. Hiç birini kaybetmek istemiyorum. Dolayısıyla yaklaşımım hepsine eşit mesafededir. Genel Başkan kim olursa olsun, 11 Temmuz’da benim genel başkanımdır. Eğer Genel Başkan seçilmesin, onun yetkilisi kimse benim Genel Başkanım O’dur. Kongrede arkadaşlarımız kime teveccüh eder, kimi seçerse bende değişmeyecektir. Ben sadece MHP’nin fikrinin ve zikrinin peşindeyim. Yönetimdeki arkadaşlarla 19 Haziran’ı konuştuk. Kendi kendime kara vermedim. Arkadaşların fikirlerini aldım. 10 Temmuz için de tek başıma karar vermeyeceğim. 10 Temmuz’da işi biraz daha ilerleteceğim. Delegelerimizin hepsine mesaj göndereceğim. Mesajların görüşüne göre hangi lider tercih edilirse ben elçi olarak onun adına oy kullanacağım. Asla ve asla Raşit Demirel olarak kendi fikrime göre oy kullanmayacağım. Çünkü beni üst kurula delege olarak seçen arkadaşlar bu delegeler. Bu delegelerin görüşünün genel merkeze yansımasını istiyorum. Bunu uygulayacağım.
Mülteciler hakikaten bizi sıkıntıya sokuyor. Ben MHP olarak Türk milliyetçisiyim. Net olarak söyleyeyim. Ben evvela kendi fakirimi düşünürüm. Bizim kendi yakınlarımızın iaşesine onlar ortak oldu. Bunun içerisinde zengin olanlarda var. Uydukent’te 140’a verilecek bir evi Suriyeli 160’a almış. Ama 3 zengin var, 300 tane de fakir var. Köşelerde, trafik lambalarının önlerinde maalesef arabaların önlerine atlıyorlar. Ben bu kadar açılımcı olmasına, bu Suriyelinin içimize alınmasına şiddetle karşıyım. Evvela benim fakirim önemlidir ve benim fakirimin karnı doyurmamız gerekir.”
OKTAY VURALI ÇOK SEVERİZ
Oktay Vural’ın istifasını değerlendiren Raşit Demirel, sözlerini şöyle tamamladı: “Oktay Vural isim yapmış, popüler bir milletvekilimizdir. Kendisini çok da severiz. Daha önce beklenen bir şeydi. Bize sürpriz olmadı. Ama saygı duyuyorum. Asla bir yanlışın içinde, bir yıkımın içerisinde bulunmayacağını çok iyi biliyorum. Mutlaka haklı taraflı vardır, kendisine göre doğru yapmıştır, saygı duyuyoruz. Görüş olarak da bu olayların gidişatına çok memnun olmadığını, kırılma ve yarılmaya engel olmak için yaptığını düşünüyorum. Yani kendisini arafta tutmak istediğini düşünüyorum. Ben Genel Başkanımızın bu kadar tatlı, bu kadar doyurucu bir konuşmasına şimdiye kadar hiç şahit olmamıştım. 3 üç saat kendisini dinledim. O konuşmadan sonra da bu konuşmayı Afyon’da da hemşerilerimin dinlemesini isterdim. Ben MHP’nin çok daha kötü badirelerden geçtiğini, çok daha sıkıntılı anlar yaşadığını bilen biriyim. 70’li yılları aşmış bir parti bu sıkıntıyı çok kolay bir şekilde aşacaktır. Dalgalanmadan durulma olmuyor. Dalgalanacağız, durulacağız ve en iyisini de bulacağız diye düşünüyorum.”
KOCADON: EKONOMİK DURUM İYİ DEĞİL
Parti il binasında gerçekleştirilen toplantıda ilk sözü alan ve 2023 yılına doğru ekonominin durumunu değerlendiren Mehmet Kocacan şunlara değindi: “Tam bir yıl önce 1.596 milyar TL olan toplam kredilerin artışı yüzde 13.1 kredilerden tasfiye olunacak alacaklara dönüşen tutar'da 42.9 milyar TL deri 57.6 milyar TL 'ye yükseldi yani toplamda yaklaşık 15 milyar TL borç takıldı. Son dönemlerde genel sıkışma ve ödeme vadelerinde uzama söz konusu olmuştur. Ticaret sektörünün kan damarı diyebileceğimiz çeklerde karşılıksız çıkma oranı giderek artıyor. Mayıs Ayı baz alınacak olursa bu yılın beş ayında karşılıksız işlemi yapılan çek tutarı 11 milyar TL'yi bulmuş, karşılıksız işlemi yapıldıktan sonra ödenen çek tutarı ise 2 milyar liradan yüzde 24 azalmayla 1.5 milyar- TL'ye inmiştir. Bankalar,finansman şirketleri, faktoring ve finansal kiralama şirketlerinin kullandıkları toplam kredi stoku nisan sonu itibariyle 1 trilyon 806 milyar liraya ulaşmış, Yani artık ekonomi iflas etme durumuna gelmiş. Ama sanalda da herkes hiç bir şeyin reelinde, gerçeğinde değil.” ●Ferhat Yüksel