ÇOK MU SAFLAŞTIK?
Son günlerde artan dolandırıcılık olayların önü arkası kesilmiyor. İlimiz Emniyet Müdürlüğü konu hakkında elinden gelen her türlü açıklamayı yapıyor ve vatandaşı uyarmak için gerekli yerlere ...
Son günlerde artan dolandırıcılık olayların önü arkası kesilmiyor. İlimiz Emniyet Müdürlüğü konu hakkında elinden gelen her türlü açıklamayı yapıyor ve vatandaşı uyarmak için gerekli yerlere duyuru ve afiş asıyor.
Tüm bu uyarılara rağmen içimizden bazı saf ve temiz vatandaşlar bu tuzağa düşerek, elinde avucunda bulunan nakit parayı karşı tarafın isteği doğrultusunda banka havalesi yapıyor ve sonrasında “yaaa ben ne yaptım” diye dövünmeye başlıyor.
Genelde bu dolandırıcılık olayları telefonla yapılıyor. En yakınının bile sıkıntısı olduğunda param yok diyen saf vatandaşımız, bu tuzağa düştüğünde ölümlük dirimlik diye dişinden artırdığı parayı bir çırpıda kaptırıyor.
Polis hep uyarıyor. Size gelen telefonlarda tarafınızdan istenen para olduğunda mutlaka polisi arayın diyor. Ama buna rağmen bazı vatandaşlarımız polisi aramayıp bu tuzağa düşüyor.
Halbuki İlimiz Emniyet Teşkilatı konu ne olursa olsun yıldırım hızıyla olay yerine ulaşmada rekor kırıyor. Her hane başına veya her kişi başına bir polis olmayacağına göre, bizlerinde bu konuda biraz daha uyanık olması ve tarafımıza gelen bu tür telefonlardan korkmayarak hemen polisi haberdar etmesi gerekiyor. Halkımız bu tür olaylarda dertlerini polisle paylaşırsa eğer, göreceksiniz kimse dolandırılmayacak ve böyle olaylar da son bulacaktır.
YANLI BASIN DİYORSUNUZ
Yazmaya başladığım günden bu yana beni arayarak memnuniyetinizi ve içinizde bulunan uhdenizi yüzüme karşı söylüyorsunuz. İlgi ve alakanıza sonsuz teşekkür ediyorum.
Ama bana söylenen en çok sözlerin başında, ilimizde tarafsız basın kalmadı sözü beni rahatsız ediyor. Bu söylemede çok katıldığımı söyleyemem. Her basın kuruluşunun mutlaka bir çizgisi vardır. Bu çizgisi dışına çıktığını söyleyemem. Hepsine de saygı duymaktayım.
Bir basın kuruluşu yada bir gazete sahibinin günlük yayın hayatında neler çektiğini hiç biriniz tahmin edemezsiniz. Gazete siz okurlarına günlük olarak geliyor. Geliyor gelmesine de, gelene kadar neler gidiyor, orası bizde kalsın.
Eskisi gibi gazetecilik olmuyor elbette. Her kurumun kendine has basın birimleri var artık. Bir kurum yetkilisine haber maksatlı gittiğinizde, aldığınız cevap biz haber sitemizden yayınlarız deniliyor. Yada o birimin yetkilisi her ne hikmetse hiç müsait olmuyor.
Her yapılan hizmete de muhalefet olmak yanlış bence. Örnek verecek olursam, Belediye Başkanı hizmetini yapmış ama küçük bir hata veya aksaklık olmuş. Hadi bunu günlerce haber sayfalarına taşı, altından başka şeyler ara, buda bence yanlış.
Biliyorum her muhalefet haberler veya yazılar izleyici sayısını artırıyor. Sırf okuyucu artsın diye de olur olmaz yazılar yazmak, bence gelen hizmeti engellemekle aynı durumda.
Ayrıca basın sektörü kavgadan yana değil, barıştan ve uzlaşmadan yana oluyor artık. Bu tutum bir tarafa değil, neredeyse tamamına aynı uygulanıyor. Ama ne var ki işine gelenler aferin, gelmeyenlerde yanlı denilmesi, halkımız arasında dil alışkanlığı yapmış.
Benim üslup ve tarzımı okuyucularım yakından bilir. Yazmam gerekeni de yazarım. Ama yazmadan öncede hukuki boyutuna önem veririm. Yukarıda bahsettiğim gibi, gazete sahibi veya yayın yetkilisi tüm dertleriyle boğuşurken, birde benim yazdığım yazıdan dolayı adliye koridorlarında vakit geçirmesini hiç istemem. Bu durum karşısında yanlı basın dememek gerekiyor. Yanlı olanlarda zaten çok belli.
Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.