Bu odalar olmasa ne olur?
Odaların, nüfusu 2 binin altına düşen ve kapatılan belde belediyelerindeki durumla benzeştiğini söyleyen Gazeteci Polat Yılmaz, 'Bu odalarda topluma yansıyan bir şey yok. Odaların somut ...
Odaların, nüfusu 2 binin altına düşen ve kapatılan belde belediyelerindeki durumla benzeştiğini söyleyen Gazeteci Polat Yılmaz, “Bu odalarda topluma yansıyan bir şey yok. Odaların somut olarak ticari hayata veya üyelere dokundukları hiçbir konu yok. Bir çoğunun yeniden düzenlenmesi ya da kapatılması lazım” dedi.
Her hafta Cumartesi günleri yayınlanan Gün FM’in ilgiyle takip edilen programı Basın Odası’nda, bu hafta Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ATSO) 4 Mayıs’ta yapılacak olan yeni yönetim seçimi ekseninde ilin ticari hayatı ile sivil toplumculuk konuları konuşuldu. Gün FM’de yayınlanan Basın Odası dinleyicileriyle buluştu.
Gazeteci İsmail Akar’ın hazırlayıp sunduğu programa Gazeteciler Ahmet Tunca, Polat Yılmaz ve Ertuğrul Sevim yorumcu olarak katıldılar.
“SEÇİMİN SONUCU KAMUOYUNDA MERAKLA BEKLENİYOR”
4 Mayıs tarihinde Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası’nda seçim yapılacağını belirten Gazeteci İsmail Akar, “Seçim öncesi kulisler ve çalışmalar devam ediyor. Toplam 5500 üyeden yaklaşık 3000 üye oy kullanabilecek. Diğer 2500 şirket, kişi veya firma borcundan dolayı seçme hakkından tüzük gereği mahrum olmuş durumda. Ticaret ve Sanayi Odası hem ilimiz hem de ülkemiz ekonomisi açısından önemli bir sivil toplum örgütü. Seçimin sonucu kamuoyunda merakla bekleniyor” diye konuştu.
“SEÇİM NETİCESİNDE MEVCUT DURUM KORUNUR”
Ticaret ve Sanayi Odaları’nın kanunla kurulan kuruluşlar olduğunu ve bu odalara üye olma mecburiyetinin bulunduğunu söyleyen Gazeteci Ertuğrul Sevim, “Ticaret ve Sanayi Odaları yarısı özel yarısı ise kamuya ait kuruluşlardır. Bir anlamda kamu kuruluşları kadar önemlidir. Normalde Ticaret Odaları ile Sanayi Odaları iki ayrı kuruluş şeklindedir. İlimizde ise sanayi faaliyetleri yeterli seviyede olmadığından ikisi birlikte yer alıyor. Maalesef ekonomik sorunlar yaşadıkları için birçok firma ve kuruluş ATSO’nun seçimlerinde oy kullanamayacak. Seçim aslında birinin başkan olması seçimi değil. Herkes önce meclise girebilmek için uğraşıyor. Bu seçimler bilindiği gibi daha önce ertelenmişti. Meslek komitelerinde belki bazı değişiklikler olabilir. Ancak seçimler neticesinde ATSO’da mevcut durumun korunacağı gibi bir sonuç görünüyor” diye konuştu.
“BİRÇOK ODANIN KAPATILMASI LAZIM”
Odaların, nüfusu 2 binin altına düşen ve kapatılan belde belediyelerindeki durumla benzeştiğini söyleyen Gazeteci Polat Yılmaz, “Bu odalarda topluma yansıyan bir şey yok. Odaların somut olarak ticari hayata veya üyelere dokundukları hiçbir konu yok. Bu odaların yeniden ele alınması ve nüfusu 2 binin altına düşen belediyeler gibi gereksiz birçok odanın kapatılması lazım. Ben Ticaret Odaları’nın Afyon gibi şehirlerde çok gerekli olmadığını düşünüyorum. Gerekli olsaydı bu kadar borçlu üye olmazdı. Üyeler borçlarını öder ve odayla bağlarını sağlamlaştırırdı. Bence bu borçlu firmalar ödeyemediklerinden değil, odayı çok fazla ciddiye almadıklarından borçlarını ödemiyorlar. Bu odalar kendileri çalıp kendileri oynuyorlar. Üyeleriyle bağları kopuk. Üyelerine somut olarak dokundukları bir yer değil. Bu odalar olmasa ne olur? Ertesi gün ilimizde ticari hayat durur mu? Hiçbir şey olmaz” dedi.
“ÜLKEMİZDE SİVİL TOPLUMCULUĞU BİTİRDİLER”
12 Eylülle birlikte ülkemizde sivil toplumculuğun bitirildiğini kaydeden Gazeteci Ahmet Tunca, “O tarihten bu yana mevcut olan anlayış sivil toplum kuruluşlarını siyasi iktidarın uzantısı haline getirdi. Örneğin sendikaya üye olmak ülkemizde işten atılmaya neden olan bir eylem halini aldı. 1961 Anayasası ile getirilen haklar ortadan kaldırıldı. Geçtiğimiz yıllarda Tekel işçilerinin neler yaşadığını hepimiz biliyoruz. Maalesef bugün ülkemizde sivil toplum kuruluşu diye bir şey kalmadı. Kalanlarda siyasi iktidarın yandaşı haline getirildi. Bugün ülkemizde odadan bol bir şey yok. Ticaret Odaları var, Ziraat Odaları var. Özal döneminde bu odaların gelirleri teminat altına alındı. Her sene düzenli olarak aidat yatırılıyor. Yine ülkemizde sendika ağaları yaratıldı. Ülkemizde sivil toplumculuğu bitirdiler. Oysa bu oda ve sendikaların yapması gereken çok önemli işler var. Odalar kendilerine bağlı olan esnaflara ne durumda olduklarını gidip sormuyorlar. Ama icra yoluyla borçları tahsil etmesini biliyorlar” şeklinde değerlendirmede bulundu.
Dinleyicilerin soru, görüş ve önerileriyle yoğun olarak katıldıkları Basın Odası yaklaşık iki saat sürdü.