☰
✕

'Borcumu ödemeye geldim'

26 Ekim 2015 - 12:44

'Borcumu ödemeye geldim'     Kısa bir süre sonra milletvekilliği genel seçimleri yapılacak. Birkaç günlük bir zaman kaldı. Tüm partilerin adayları çarşı-pazar ve mahalle mahalle, ev ev gezerek ...

‘Borcumu ödemeye geldim’

 

 

Kısa bir süre sonra milletvekilliği genel seçimleri yapılacak. Birkaç günlük bir zaman kaldı. Tüm partilerin adayları çarşı-pazar ve mahalle mahalle, ev ev gezerek kendi partilerinin propagandalarını yapıyorlar. Allah tüm partilerin ve adayların yardımcısı olsun. Bu yazıyı kaleme alırken kesinlikle tek bir partiyi hedef almadım, olaya genel bir perspektiften baktım.

Adaylarımızın faaliyetleri basına yansıyor. Bazen insan düşünmeden, hatta tebessüm etmeden geçemiyor… Halkla olan temaslarında sayın adaylar hemen hemen aynı cümleleri kuruyorlar;

 

SİYASETÇİLER BORÇLARINI 4 YILDA BİR HATIRLIYOR

– Memlekete olan burcumu ödemeye geldim…! (Hangi borç ise?)

– Halka hizmet, hakka hizmettir. Vs vs gibi…!

İnanın insan duygulanıyor. Hatta bazen gözlerimiz bile yaşarıyor. 4,5 yılda bir memleketini hatırlayıverip borçlarını ödemeye gelenler, halka hizmet aşkı ile yanıp tutuşup pak adına hizmet’e talip olanlar. Peh, peh, peh ne duyarlı adaylarımız var…? Çok adayımız da “Meclisteki odam benim değil sizin olacak, telefonum 24 saat açık ve emrinizde olacak” gibi sözler söylüyorlar seçmenlere. İnansak mı acaba…?

 

BİR SORUN ÇÖZME HİKAYESİ

Afyon merkeze bağlı bir köyümüzün hatırı sayılır ileri gelenlerinden bir dost anlatmıştı, aynen aktarıyorum: “Orhan Bey, bir tarihte, seçim sonrası iktidar partisinin bir milletvekili köyümüze ziyarete geldi. Köy odasına buyur ettik. İhtiyaçlarımızı, köyün sorunlarını sordu, anlattık. Vekilimiz bizi dinledi ve notlar aldı ve ‘size yakın şu iki köyle de temas kurup üç köy için bir heyet kurun, sorunlarınızı bana getirin çözelim’ dedi. Çok sevindik, hemen diğer iki köyün ileri gelenleriyle de her köy için üçer kişiden oluşan dokuz kişilik bir heyet oluşturduk…” Dostumuz biraz dinlendi, nefeslendi ve anlatmaya devam etti:

 

VEKİLİ ANKARA’DA DEĞİLMİŞ

“Bir gün tayin ettik ve dokuz arkadaş, üç köyün sorunlarını halletmek üzere Ankara’nın yolunu tuttuk. Doğru Meclise gittik, kimliklerimizi verip içeri giriş için yaka kartlarımızı aldık ve hemen sayın vekilimizi aradık, geldiğimizi söyleyelim diye… Telefon uzun uzun çaldı ve sayın milletvekilimiz telefonu açtı. Ben geldiğimizi ve Mecliste olduğumuzu belirttim.” Konuyu anlatan dostumuz o anı yaşıyormuşçasına sinirli bir şekilde anlatmaya devam etti: “Sayın vekil Ankara’ya gelişimizden dolayı çok memnun olduğunu ancak kendisinin yurt dışında Avusturya’da olduğunu, neden daha önce haber vermediniz, programı sizin gelişinize göre ayarlardım’ dediğini anlattı.”

 

AVUSTURYA’DAKİ VEKİLİ ANKARA’DAYMIŞ MEĞER

“Haklıydı, daha önce haber verseydik keşke, dedik. Arkadaşımın birisi ‘yahu Afyon’dan tek bu mu vekil, başka vekiller de var, soruşturalım onunla görüşelim’, dedi.  Doğru söylüyordu hemen cep telefonundan bir başka vekilimizi aradık, durumu anlattık. Bize hemen gelin yerimdeyim dedi.” Bazen sinirli, bazen gülerek konuyu anlatan arkadaşımız bakın finalde neler anlattı: “Hemen Meclis ana binaya yürüdük… Tam içeri girecektik ki bizim Avusturya’da olan vekilimiz ile karşılaştık… Sayın vekil bizi görünce dondu kaldı… O’na sadece şu soruyu sordum: Sayın vekil hangi haligopter (Helikopter) seni on dakkede (dakikada) getirdi, helal olsun o’na dedim. Bir şeyler anlatmak istedi, dinlemedik bizi kabul eden sayın vekilimize gittik. Kendisine durumu anlattık ve yardımlarını istedik, sağ olsun bizi çok iyi karşıladı ve zaman içinde sorunlarımızı da çözdü.”

 

GERÇEK BİR OLAYDI

Sevgili okurlar;

Size gerçek ve yaşanmış bir olayı anlattım. Yorumu size ait şurada birkaç gün sonra seçim var. Tercihinizi ona göre yapın. Çünkü ne başka bir Türkiye ne de başka bir Afyon var; Bu ülke bizim, öyle veya böyle sahip çıkmak zorundayız. Her seçim vaadine inanmayın. İyice araştırıp ona göre oy verin.