BİRLİK ZAMANI
Genel seçimlere çok az bir zaman kaldı. Bu kısa dönem içerisinde bu millet neler görecek neler… Daha önceki seçim dönemlerinde yaşadıklarımızdan daha beterini şu birkaç ...
Genel seçimlere çok az bir zaman kaldı. Bu kısa dönem içerisinde bu millet neler görecek neler… Daha önceki seçim dönemlerinde yaşadıklarımızdan daha beterini şu birkaç ay içinde hep birlikte hem göreceğiz hem de bizzat oyunun içinde olacağız,dahası bizzat her şeyi yaşayacağız! Saklıya gizliye hiiiç gerek yok.
Eskiden yani daha önceleri üst akıl veya bazılarının da “Derin devlet yada karanlık güçler bir kesiminde dış güçler.” Diye tabir ettikleri o şer odaklar şu anda hazırlık safhasında. Hem içeride hemde dışarıda mevziler açmakla meşguller. En kısa zamanda “Ateeeş!!!” emrini verecekler. İçerden ve bir o kadarda dışarıdan bombardımanlar, saldırılar başlayacak…
Bunlara bir bakıyoruz basında, bazen muhalefetin içinde, en hassas bir mesele de yargıda dizayn etme operasyonlarına katılmış halde, işverenlerin arasında, terör örgütlerinin sevk ve idaresinde, evrensel ekonomi komitelerinin dal göbeğinde, bazı İslam ülkelerinin hatta İslam olmayan ülkelerin yönetiminde aktif bir biçimde görüyoruz.
Dünyayı avucunun içinde oynatan neonların iki amacı var!. Sömürmek ve dünyayı idare etmek. Bunlar bu sömürü düzenlerini devam ettirebilmek için ne pahasına olursa olsun kontrolü, idareyi, gücü başkalarına asla bırakamazlar. Bu uğurda oluşabilecek her türlü direnişi kırmak isterler.
Pekiii, bu gizli güç daha önceleri geri planda, görünmez ve gizliyken şimdi birden bire ortaya nasıl çıkıverdiler?
Bunun sebebi; Eskiden işlerini yapacak olanlar devletin her tarafında etkin ve çok güçlülerdi. STK’lar, Medya, sermaye, iktidar, yargı ve diğer kuruluşlar onlara çalışıyordu. Gündemi onlar belirliyordu. Ufacık bir işaretleri emir telakki ediliyordu. Vurduğu vurduk kırdığı kırdıktı.
Sözde her şey milletin idaresindeydi. Ulusumuzun kahir ekseriyeti ”Egemenlik kayıtsız şartsız bu asil milletindir!” diyordu ve buna hep beraber inanıyorduk!?. Amma velakin, işin aslı hiçte öyle değildi!
Her şey onların yani egemen güçlerin elinde ve yönetiminde gidiyordu.
Allah bu gariban millete acıdı. Hem maddi hemde manevi alanda önünü açtı. İyi idarecilerle; İkibin yediden itibaren söz milletin olmaya başladı.
Pekii, sonra ne oldu?
En önemliside çözüm(barış) süreci sayesinde milli birliğimize kavuşma yolunda çok önemli adımlar atıldı. Kürdü ve Türk’ü bir biriyle kaynaşmaya başladı. Bölücü terör örgütü, dış güçlerin taşeronu PKK tasfiye edilmeye başladı!
Artık şehit cenazelerini pek görmüyoruz. Doğuda ve güneydoğuda vatandaşlarımız eskisi kadar evlat acısı çekmiyor. Herkes ayrılığı gayrılığı bırakıp işiyle gücüyle uğraşır hale geldi.
Ulusal barışla, ülkemizin ekonomisi daha güçlendi. Yatırımlar çoğaldı.
Uluslararası ilişkilerde değerimiz inanılmaz derecede arttı. Asya ve Avrupalı, Amerikalı, Afrikalı büyük devlet adamları kapımızda bekler oldu.
Büyük Türkiye ideali gerçek olmaya başladı! Ülkemiz, muasır medeniyetlerin yakalamak üzere. İnşallah, çok yakın zamanda batılı ülkeler peşimize takılacaklar…
İşte o zaman merhum Necmeddin Erbakan’ın” Lider Ülke Türkiye!” ideali gerçeğe dönüşmüş olacak…
O halde haydi Türkiye’m: Birlik zamanı. Birlikte omuz omuza çalışma ve dayanışma zamanı. Hep birlikte yeniden Türkiye’yi zirveye çıkarma zamanı…