Aslan, gündemi değerlendirdi
MHP İl Başkanı Aziz Aslan, gündem değerlendirmesinde bulundu. Aslan düzenlediği basın açıklamasında, Öncelikle idrak etmekte olduğumuz Peygamberimizin Kutlu Doğum Haftasını kutluyorum. Milletimiz ve İslam âlemi için ...
MHP İl Başkanı Aziz Aslan, gündem değerlendirmesinde bulundu.
Aslan düzenlediği basın açıklamasında, Öncelikle idrak etmekte olduğumuz Peygamberimizin Kutlu Doğum Haftasını kutluyorum. Milletimiz ve İslam âlemi için hayırlar getirmesini diliyorum. Son aylarda hükümetin uygulamaları milletimizi derinden endişelendirmekte ve üzmektedir. Her gün yeni bir olay bu necip milletin kafasını karıştırmakta ve “nereye gidiyoruz?” sorusunu sormaktadır. Özellikle de milli hassasiyetlerin ve kutsal değerlerin hafife alınması ve rencide edilmesi her gün vatan evlatlarında infial uyandırmaktadır” dedi.
BİZİM DEVLETİMİZİN ADI NE?
Ülkede APO posterleri ve PKK paçavraları serbestken, Türk bayrağı dalgalandırmanın yasak hale getirilmeye çalışıldığı,”Türküm, doğruyum, çalışkanım “şeklindeki andın gericilik ve devletimizin isminin kısaltılması olan “T.C” nin kaldırılmasının denendiği, bayrağımızdaki Ay Yıldızın tartışıldığı ve Türk bayrağımızın tehdit unsuru görüldüğü, Türküm demenin suç sayıldığı bir dönemin içerisinde bulunmaktayız. Sağlık bakanlığı ve Ziraat Bankası tabelalarından T.C. ibaresinin kaldırılma girişimi anlaşılamaz bir durumdur. Bizi idare edenlere soruyorum; Eğer bizim devletimizin adı Türkiye Cumhuriyeti değilse nedir? Bu T.C ibaresi kimleri ve ne için rahatsız etmiştir. PKK’yı mutlu etmek için mi böyle bir yola başvurulmuştur ve bu talimatı kim vermiştir? Zira T.C. sözünün yıllardır PKK tarafından husumet ifadesi olarak kullanıldığı herkesçe bilinmektedir. Hükümet bu T.C silme olayını önce inkâr etmiş, sonra da kabul etmek zorunda kalmıştır. Ancak, her zaman olduğu gibi yine bakanlar birbirlerinden farklı beyanda bulunmuşlardır. Birisi;”T.C silme olayı yok” derken, diğer bakan;”T.C kullanılmasının bir anlamı yok” demiştir. Hatta ilgili bakan bu kararda kendisinden önceki aynı partili bakan arkadaşına topu atmıştır. Buradan da anlaşılmaktadır ki; ne yapmak istediklerini aslında kendileri de bilmemektedirler. Hatta bize göre PKK’ya teslimiyet yolunda kapalı kapılar ardındaki pazarlıkları da başbakan ve birkaç bakanın dışında AKP’li siyasetçilerin hiç birisi bilmemektedir. Zaten her şey milletimizden de gizli yürütülmektedir. Yakında Milli Eğitim Bakanlığının ve Milli Savunma Bakanlıklarının da Millilerini kaldırırlarsa şaşmamak lazımdır. T.C kullanılmasının bir anlamı yok diyenlere soruyorum; kaldırırsanız başınız göğe mi erecek? 90 yıldır kimse rahatsız olmadı da APO hatırına siz neden rahatsız oluyorsunuz? Sadece ilimizdeki sağlık kuruluşlarının tabelalarının değiştirilmesine 150-200 bin lira gider. Bunu birde bütün Türkiye’ye uyarlarsanız ne olur siz düşünün. Cebinizden mi ödüyorsunuz bu parayı? T.C.gözünüze mi battı? Bu ne zillettir, bu ne utanmazlıktır?
Buradan bu çarpık fikirlilere sesleniyorum; Afyonkarahisar ilinde hangi devlet kurumundan Türkiye Cumhuriyetinin kısaltılması olan T.C. ibaresini kaldırırsanız aynı gün tarafımızdan yerine takılacaktır. On defa indirin on defa Milliyetçi Hareket Partisi onu yerine takacaktır. Ancak; bu büyük millet artık uyanmakta ve ayağa kalkmaktadır. Sosyal medyadaki haklı ve onurlu tepkiler sayesinde AKP hükümeti hatasından geri adım atmak zorunda kalmıştır. Ya da en azından yeniden bekleme sürecine bırakılmış veya sessiz durarak yine hazmettirme yöntemi seçilmiştir. Her kim başlatmışsa AKP’nin yeni rezaletine karşı tek yumruk olunmuştur. Çünkü milletimizin milli, manevi ve kutsal değerlerine saldırılmaktadır. Bütün bunlar kafalarındaki olumsuzluklarını millete hazmettirme yöntemleridir. Milletimizdeki bu hassasiyet devam ettikçe istediklerini yutturamayacaklarını anlamış olmaları gerekiyor.
AKİL ADAM DEDİKLERİ MİLLET HAYRINA NE YAPMIŞLAR?
Çözüm süreci dedikleri, ancak bize göre Çözülme sürecinde ayrıştırmayı kolaylaştırmaları için oluşturdukları bize göre yedi bölgeli akılsız,63 kişilik AKGİLLER tiyatrosu olan acayiplerin hayatları boyunca bu Aziz milletin hayrına bir düşünce ve icraatları olmamıştır. Hepsi defolu ve ayıplı olan ve hatta terör örgütü üyesi olmaktan yargılananlar dahi bulunanların Ekmeğini yiyip, suyunu içtikleri varlıklarını borçlu oldukları Türk milletinin şamarını yediklerinde kendilerine lazım olan azıcık akılları da gidecektir. Bu gökkuşağı heyeti bu millete neyi anlatacaklar? Kendi milletine düşmanlıklarını mı anlatacaklar? PKK’nın bunca suçtan sonra hem Türkiye’de, hem de dünyada aklanacağını mı anlatacaklar? Heyecanları, zevkleri, düğünleri, bayramları hiç bu milletle uyuşmamış, milletten kopuk ve millete tepeden bakanlara bu milletin inanacaklarını mı zannediyorlar? Kısacası bunlar, asla ve asla millet iradesini temsil etmemektedir.
TBMM NE İŞE YARAYACAK?
Akıl fakirlerinin, Damat Ferit Paşanın Osmanlı topraklarını yabancılara peşkeş çekmek için tertip ettiği “Nasihat Heyeti” anlamına gelen ”Heyet-i Nasuha” dan farkı nedir? Bunlar, içinde yıllardır yaşadığımız ama kendilerinin yabancısı oldukları Afyonkarahisarı nasıl değerlendirecekler? Eğer bunlar bizlerin iradesini temsil edeceklerse bizim seçtiğimiz,2 muhalif,3 iktidar milletvekili hatta bakanı ne iş yapacaklar? Meşhur akiller, arif ve vatansever Afyonkarahisarlının karşısına çıksınlar ve vatandaşın sorularına cevap versinler. Milletin aklı yok mu ki Akılsız insanlar topluluğu millete akıl verecek? Zaten gittikleri her yerde tepki yağıyor. Toplantı yaptıkları salonlarda BDP gibi Türk bayrağı ve Atatürk posteri asmıyorlar. Bu anlayışla mı Aziz Türk Milletini temsil edecekler? Bu öneri aylardır bebek katilinin önerisi değil miydi? Hükümet daha dört ay önce BDP’nin dokunulmazlıklarını kaldıracağız demedi mi? Madem barış bu kadar basitti de 11 yıldır neden çözmediler ve terörü azdırdılar?
Akil adamlar komisyonunun başbakan tarafından kurulması aslında bütün AKP milletvekillerini hiçe sayması anlamındadır ve onlara hakarettir. Milletin vekil olarak seçtiği milletvekillerine hiçbir yetki ve bilgi verilmezken bebek katili ve akil adamlar vasıtasıyla millete bir takım olumsuzlukları dikte ettirme yoluna gitmek aslında hem kendi milletvekillerini ve hem de bu Aziz milleti hiçe saymaktır. Ama çok şükür ki sapasağlam duran Milliyetçi Hareket vardır.
NEYİN ÇÖZÜMÜ?
Eğer bu çözüm dediğiniz şey, bebek katili ile beraber Anayasa yapmak ise ’batsın böyle çözüm’. Çözüm dediğiniz, Diyarbakır’daki kolluk güçlerinin bertaraf edilerek PKK militanlarına güvenlik güçlerinin görevini ifa ettirerek Türk bayrağını indirip PKK bayrağının göndere çekmekse alın başınıza çarpın böyle çözümü! Çözüm Apo’nun ve BDP’nin aylarca talep ettiği araştırma komisyonunun kurulması ise sizin olsun bu çözüm. Çözüm dediğiniz garabet, Milliyetçiliği ayaklar altına almak ise biz bu nankörlüğün içinde yoğuz ve bu millet bu çözümü sizin başınıza geçirecektir. Bundan hiç endişeniz olmasın!
Son üç yıldır PKK çok yol almıştır ve çok sevinçlidir. Terör örgütünün hiçbir şekilde silah bırakmak, iddia ve hedeflerinden vazgeçmek gibi bir düşüncesi yoktur. Milletimiz de bu süslü sözlere inanmamaktadır. “Karşılığında ne verdik de birden bire iş barışa gelindi?” diye sormaktadır.
MİLLETİN SABRI TÜKENDİ
Milletin siyasi alanda olduğu gibi ekonomik alanda da sabrı tükenme noktasına gelmiştir. Hükümet İmralı canisinin arzularını yerine getireceğim sevdasına düşerek esnafı, çiftçiyi, memuru, iş adamını, emekliyi, işçiyi unutmuştur. Ekonomi her geçen gün kötüye gitmektedir. Millet kendi derdiyle baş başa bırakılmıştır. Kredi kartları, borçlar ve dönmeyen çarklar yuvaların yıkılmasına, cinnet geçirmelere ve intiharlara sebep olmaktadır. Eğitim, sağlık, güvenlik gibi devletin temel işlevleri de yazboz tahtasına döndürülmüş ve millet bunaltılmıştır. Kısacası, hükümet PKK’yı mutlu etmek adına asli görevini bırakmış millete acı reçeteyi bal diye yutturma derdindedir.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen, Aziz milletimizde idrak başlamış, olayları takip edip, bin yıllık kardeşliği bozacak davranışlara geçit vermeyeceğinin işaretlerini vermektedir. İnşallah milletimizin ayağa kalkması 20.Nisan Cumartesi İzmir’de yapacağımız BAYRAK mitingiyle gerçekleşecektir. Hükümet ne kadar da bütün kollardan şirinleri oynamaya devam ederse etsin bu büyük milletin mensupları samimiyetsizliğin farkına vararak asaletinin gereğini mutlaka yapacak ve ayrımcılığa prim vermeyecek ve MHP ye yetki verecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi olduğu sürece, Allahın izni ve milletimizin desteği ile
– Türk milletinin adı, Anayasadan ve Vatandaşlık tarifinden çıkarılamaz.
-Vatandaşlarımız Irklara ve Mezheplere ayrıştırılamaz.
-Milli devlet yapısı ve üniter yapı ortadan kaldırılamaz.
HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI!
Bilindiği gibi bu önemli konuyu sıkça gündeme getiriyoruz. Önemlidir, çünkü ülkenin en birinci problemidir. Elbette ki, “Söz konusu Vatansa gerisi teferruattır.” Vatanımız üzerinde kirli oyunların oynandığı aşikâr olan böyle bir dönemde vurdumduymazlığa ve nemelazımcılığa devam edersek hem ecdadımız, hem gelecek nesillerimiz ve hem de şehitlerimiz bizlere haklarını helal etmeyeceklerdir.
Buradan bütün hemşerilerime seslenmek istiyorum. Sivil toplum kuruluşlarına ve siyasi partilere seslenmek istiyorum. Hangi siyasi görüşe sahip olursanız olun Aziz Milletimizin birliği üzerinde oynanan bu oyunları gelin birlikte bozalım. Hepimiz vebaldeyiz. Oyun içinde oyun vardır. Bırakın “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” anlayışını. Kayıtsızlığınız devam ederse o yılan en kısa zamanda sizi ve hepimize dokunacaktır.
İlimizdeki mecliste grubu bulunan veya bulunmayan bütün siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını, kanaat önderlerini, işadamı, esnaf, işçi, emekli her kesimden insanlarımızı birlikte tepki koymaya ve bu hareketimize destek vermeye davet ediyorum. Yarın çok geç olabilir. Geliniz bu önemli konuya da seyirci kalmayınız. Ecdadımız canlarını vererek bu toprakları VATAN yapıp bize bıraktılar. Bizler de hiç olmazsa kirli oyunlara karşı harekete geçelim ve güçlü bir platform oluşturalım. Biz üzerimize düşeni yapacağımızı bildiriyor ve herkesi de bu davetimize icabet etmeye çağırıyorum.
Bu düşüncelerle katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyor ve bütün hemşerilerime saygılarımı arz ediyorum.