phishing
Orhan DURAK

Orhan DURAK

DURAKTAKİ ADAM

YAZIN BİR KENARA!

                YAZIN BİR KENARA!

 

Rahmetli Süleyman Demirel’in söylediği bazı sözler veciz sözler gibi anılarımızda kaldı. “Yollar yürümeyle aşınmaz”, “Benzin vardı da bizmi içtik” gibi. Bunlardan bir tanesi de “Siyasette iki4 saat çok uzun bir zamandır” sözüdür. Türkiye akşam milletvekili olarak yatan, sabahleyin ‘bakan’ olarak kalkanların ülkesidir. Siyaset kaypak bir zeminde olup yarının ne olacağı merak konusudur.

Değerli okurlarımız. Son zamanlarda CHP ile ilgili yazdığım bazı yazılar dostlarımızı bayağı incitmiş. Sitemkar sözlerle beni eleştirenler var. Ben eleştiriler daha iyi ve doğruyu bulma yönünde dost bir kılavuz olarak görüyor incinmiyorum.

Yazdığım tüm yazıların ardındayım. Görüşümde de ısrarcıyım. Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olacağız diye korkuyorum. Yani elimizdeki o bir vekillik de gidebilir diye endişelerim var. Bir gün sabah kalktığınızda “erken seçim” kararı alınmış olursa hiç şaşmayın. Şahsen ben bunu bekliyorum. İşte o zaman geç kalınmış olunmasından korkarım. Eyvah demek kaçırdığınız treni geri getirmez. Kimse dikensiz gül bahçesi aramasın. Siyaset acımasızdır. Kim ne yapmayı düşlüyor ise şimdiden içindekileri dışarıya vurmalı, deklare etmelidir. Önümüzdeki genel seçimlerde milletvekilliği düşünen bazı dostlarımızın bu düşüncelerini yine başka dostlarımızdan duyuyoruz. Aklın yolu birdir,kimse kimsenin cebine vekillik kartını koymaz. Açık olmak lazım. “İstemiyorum yan, cebime koy” devri geçti. Her kim vekillik düşünüyorsa bunu açıkça beyan edip tavrını belli etmelidir. Biliyorum kimlerin gönlünde ne aslanlar yatıyor. Ama dedim ya “İstemiyorum yan cebime koy” yok artık. Haydi açık olun biraz. Emin olun kazanan siz olursunuz.

GERÇEKLER ACIDIR

Yıllar önceydi. Devlet Hastanesinde Anestezi Teknisyeni olarak görev yapıyordum.Kullandığımız Anestezi cihazları oldukça eskiydi ve çok sık arıza yapıyor ve hizmet dışı kalıyorlardı.Bu da operasyonların aksamasına neden oluyordu. Hastanemiz baştabibi emekli olduktan sonra tekrar göreve geri dönen İntaniye Mütehassısı Dr. Edip Yazan idi. Dr. Yazan Afyon Sağlık Koleji’nden de hocamdı. Çok iyi ilişkilerimiz vardı.

Bir gün sabah geldiğimde anestezi cihazlarından birisi yine arıza yapmış, hizmet dışı kalmıştı. Dolayısı ile de tüm planlanmış operasyonlar altüst olmuştu. Anestezi uzmanımız yoktu ve sorumlu teknisyendim. Durumu bir yazı ile makama bildirdim. Rahmetli hocam Edip Yazan acil olarak ne yapabileceğimizi sordu. Ben de kendisine “Hocam Bayat Devlet Hastanesi henüz açılmadı, gelen malzemeler içinde anestezi makinesi var ise valilik olurları ile geçici olarak getirelim, biz cihaz alınca Bayat’ın cihazını iade ederiz” dedim. Hocam söylediklerimi mantıklı buldu ve vali ile görüşerek anestezi cihazının geçici bir süre Afyon Devlet Hastanesine verilmesi için Bayat kaymakamlığına bir yazı çıkardı ve bu yazı bana elden verilerek derhal Bayat’a giderek gereğini yapmam istendi.

Ameliyathaneden iki personel alarak hastanenin pikabı ile soluğu Bayat’ta aldım. Kaymakamlıktan yazıyı havale ettirerek cihaz var ise almak üzere hastaneye gittim. Hastanenin kapısı içerden kilitli idi. Zile bastık kapı açıldı ve karşımda sağlık memuru olan bir arkadaşım duruyordu. Yazıyı verip kendisine durumu anlattım. Arkadaşım “Yeni gelen malzemeler var bir bakalım” dedi. Bütün malzemeler hastanenin bir köşesine gelişi güzel olarak üst üste yığılmıştı. Uzun aramalardan sonra bir anestezi makinesi bulduk. Sandığı açtığımızda Drager marka bir cihaz vardı ve bu cihazı bir tesellüm makbuzu yaparak teslim aldım ve Afyon’a getirdim kullanmaya başladık.

BAKANLIK KAYITLARINDA OLMAYAN HASTANE

Aradan iki veya üç gün geçmişti ki Hürriyet Gazetesi’nde manşetten bir haber çıktı. Haberde Bayat Hastanesi için gönderilen malzemeler sözde Vali’lik emri ile Afyon Devlet Hastanesine transfer ediliyordu. Benim Anestezi makinesini getirdiğim gün Hastane görevlileri durumu Belediye Başkanına iletmişler o da kullanılmayan bir cihaz için ülkeyi ayağa kaldırmıştı. Hepimiz şaşkındık. Hastane süratle bir cihaz alarak Bayat’ın cihazını geri göndermişti. Fakat birkaç gün sonra beklenmedik bir şey oldu. Aynı Hürriyet Gazetesi yine manşetten dönemin Sağlık Bakanı merhum Dr. Yıldırım Aktuna’nın bir açıklamasını yayınlamıştı ve Bakan açıklamasında “Kayıtlarımızda Bayat Devlet Hastanesi olarak bir hastane görülmemektedir “ diyordu. Daha sonra adı geçen hastane bir şekilde açıldı ve sözde hizmet vermeye başladı. Neydi verdiği hizmet? Gelen hastaları Afyon’a sevk etmek. Halbuki aynı işi sağlık ocağı da yapıyordu. Afyon’a 15 dakikalık bir mesafede olan Bayat Hastanesinin aktif olma şansı yok denecek kadar azdı. Nitekim yapılan birkaç doktor atamasında doktorlar ya bir adamını bularak, ya da istifa ederek buraya gelmediler. O gündür, bugündür durum aynıdır ve Bayat Devlet Hastanesi rantabl olarak hizmet verememiştir.

İSCEHİSAR’DA YAPILAN HASTANEDE HER ŞEY YANLIŞTI

Op. Dr. Saffet Arıkan hem Sağlık Müdürü, hem de Afyon Devlet Hastanesi Baştabibidir. Beni çağırtmış gittim.Bana “Orhan, İsçehisarlılar bir dernek vasıtası ile 25 yataklı Devlet Hastanesi yapmışlar. Seni inceleme komisyonuna başkan olarak atadım. Gidip Hastaneyi bir incele 15-20 güne kadar sayın Bakan Hastanenin açılışı için gelecek rezil olmayalım” dedi. Verilen talimat üzerine İsçehisar’a giderek dernek başkanını buldum ve durumu anlattım. Birlikte hastaneyi gezdik. Hastanede her şey baştan aşağı yanlış dizayn edilmişti. Bir defa hastane Bakanlığın bilgisi dışında inşa edilmiş, Bakanlığın verdiği tip projelerden istifade edilmemişti. Basit bir misal vermek gerekirse hastanenin giriş katında polikliniklerin içersinde Ameliyathane yeri dizayn edilmişti. Elimdeki keçe kalemle değişmesi için işaretlemediğim yer kalmamıştı diyebilirim. Burada ilginç olan bir durum karşıma çıkmıştı; kalorifer kazan dairesi yapılmış ancak kazanlar içeriye alınmadan duvar örülmüş kazanlar dışarıda unutulmuştu. Dernek başkanı bana “Orhan bey biz bu yola baş koyduk. Bakan gelmeden söylediğin eksiklerin hepsini hallederiz” dedi.

BAŞKAN, “BURASI ÇALIŞMAZ” DEDİ

On gün sonra gelen haber üzerine İsçehisar’a tekrar gittiğimde her şey halledilmiş hastane açılışa hazırdı. Ancak sohbet esnasında çay içerken Devlet Hastanesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı’na sordum: “Sayın başkan Afyon’a çok yakın olan bu hastanenin rantabl olarak çalışacağına inancın var mı?” Başkan, “Zannetmiyorum” dedi. Gerçektende öyle oldu ve Hastane hiçbir zaman arzulanan düzeyde hizmet veremedi. Öğrendim ki yakında ihale varmış ve İsçehisar’a yeni ve modern bir hastane yapılacakmış. Mevcut hastanede çalışanlar akşama kadar boş otururken ve gelen hastaları on dakika ilerdeki Afyon’a gönderirlerken, Hastane açıldı açılalı uzman doktor çalıştırılamazken yapılacak yeni hastanenin hangi hizmeti vereceğini doğrusu ben de merak ediyorum.

Yine yakın bir dönem önce İhsaniye Kızılay Başkanı Ahmet abinin gayretleri ile Kızılay Genel Merkezi İhsaniye’ye 10 yataklı bir entegre hastane yapma kararı aldı.Ben o dönemde de İhsaniye’ye yapılacak bir hastanenin gereksizliğini köşemde defalarca yazdım. Afyon’a 10-15 dakikalık bir mesafede yapılacak hastanenin ölü bir yatırım olduğunu savundum ve hala o sözlerimin ardındayım. Şu anda İhsaniye Devlet Hastanesinde 50 civarında personel çalışıyor ve boş oturuyorlar. Gelen hastalar yine Afyon’a sevk ediliyor. Sadece hasta sevki için hastane yapmaya ne gerek vardı? Aynı hizmetleri sağlık ocakları zaten veriyorlardı.

Duydum ki Sinanpaşa’ya da yeni bir hastane yapımı için çalışmalar yapılıyormuş ve yakında ihale varmış.

İLÇELERE HASTANE YAPILMASINA KARŞI MIYIM?

Şu andaki mevcut hastanenin geçmişteki Tıbbi Malzeme alımlarında komisyonda görevlendirildim. Ciddi anlamda masraflar yapılarak malzemeler alındı. Ancak gerçek olan bir şey var ki bu hastanemizde verimli olamadı. Birkaç uzman hekim atandıysa da fazla çalışmayıp bir şekilde ayrıldılar. Bu hastanemizde diğer saydığım hastaneler gibi sadece hasta sevki yaptı. Yine ne acıdır ki akşama kadar boş oturan 50 civarı personeli vardır bu hastanemizin. Verdiği hizmet tartışılır.

Değerli okurlarımız yazdığım yazılardan İlçelere yapılan hastanelere karşıymışım gibi bir düşünce hasıl olduğunu biliyorum. Gerçekler acıdır ben bu hastanelerin arzulanan hizmetleri içinde bulundukları coğrafi koşullar nedeniyle veremediklerini savunuyorum. Demem o ki Afyon’a 10-15 dakikalık mesafelere Hastane yapıp onca para harcamanın,birçok personeli boş,boş oturtmanın bir alemi yok diyorum. Bütün bunların yerine belirlenecek bir merkezde konuşlandırılacak hava ambulanslarının hastaları taşradan anlık zaman dilimlerinde merkeze getirmelerinden yanayım. Bu sitemde hem daha az masraf olacak, hem de hastalara kaliteli hizmet verilecektir. O hastanelerde boş oturan personelde daha üretken hale getirilecektir.

YAPI KREDİ BANKASI VE ATM’LER

 Artık kredi kartları yaşamımızın ayrılmaz bir parçası oldu.Daha düne kadar ekonomik sorunlarımızı cebimizdeki tomar,tomar paralar ile halletmeye çalışırken bugün aynı işi bir kredi kartı ve tıklamayla hallediyoruz. Bu durum parasını kullandıran bankaların nasıl işine geliyorsa,işleri halletmede kolaylık sağladığı içinde insanlarımızın işine geliyor.Burada aslolan krediyi kullanan tüketicilerin ödemelerini gününde yapmalarıdır.

Değerli okurlarımız  dün iş yerime gelen bir arkadaşım dokunsan patlayacak şekilde sinirli idi.Oturttum,sakinleşmesini bekledim. Daha sonra bu kadar sinirlenmesine sebep olan olayı sordum. Arkadaşım başladı anlatmaya “Orhan’cığım Yapı Kredi Bankasına olan kart borcumun bugün ödeme günü. Borcumu yatırmak için Banka önündeki ATM’lere gittim,hepside arızalı, ATM ekranında cihazın arızalı olduğu  ve Anıtpark önündeki ATM’yi kullanmamız gerektiği yazılı. Oraya gittim orada da kent meydanı yapımı çalışmaları nedeniyle ATM’ler çalışmıyor. Döndüm Banka’ya banka içindeki ATM’ye borcumu yatırayım diye o da çalışmıyor. Cihazların arızaları nedeniyle vezneler ana baba günü para yatırmanız falan mümkün değil. Peki, benim suçum ne? Üç saattir borcumu yatırmak için oradan oraya koşuyorum. Benim gibi mağdur olan birçok insan var. Peki şimdi ben ne yapacağım?”

Anlattıklarına göre, Mehmet abiye söyleyecek söz yok. Bir tarafta ben borcumu ödeyeceğim diyen bir vatandaş, diğer tarafta bu parayı almamak için duyarsız bir banka yönetimi. Kim haklı, kim haksız siz karar verin sevgili okurlarımız. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum