phishing
Orhan DURAK

Orhan DURAK

DURAKTAKİ ADAM

İSÇEHİSAR-PADOVA VE MESTRE

                İSÇEHİSAR-PADOVA VE MESTRE

 

 

Geçtiğimiz günlerde bir işim nedeniyle Emirdağ’a gittim. Dönüşte neredeyse yarım asırdır gidip geldiğim İscehisar’a yaklaşınca tepeden şehri şöyle bir süzdüm. İscehisar’ın çok büyüdüğü her halinden belli oluyordu. Şehir oldukça yayılmış, buraya hayat veren mermer fabrikalarının sayısı belirgin şekilde artmıştı. Artarken bir plan dahilinde artmamış bu oluşum. Gelişigüzel bir mermer fabrikaları oluşmuş, fabrikalar adeta yerden mantar biter gibi bir anda bölgeyi sarmıştır. Afyon-Ankara yolunun sağı solu adeta birbirinin üzerine çıkıyormuş gibi görünen mermer fabrikaları ile dolup taşmıştır.

FABRİKALAR BİR DÜZEN, BİR İNTİZAM İÇİNDE YAPILMALI

Değerli okurlarımız, ben bu kadar mermer fabrikası neden yapıldı, diye sorgulamıyorum. Tam tersine daha fazla fabrika yapılmasından yanayım. Fabrika sayısının artması Afyon ekonomisine katkı demektir, istihdam demektir, döviz demektir. Bu faktörler saymakla bitmez.

Benim söylemeye çalıştığım, yapılan fabrikaların bir düzen, bir intizam içinde yapılmasıdır. Bu yazdıklarım belki bugün eleştirilebilinir, ancak ben görür müyüm bilmiyorum. Bir gün mutlaka İscehisar’daki mermer fabrikaları bir nizam ve intizam altına mutlaka alınacaktır. Ankara yolunun sağında ve solundaki görüntü kirliliği oluşturan mermer kırıkları, molozlar  ve diğer çıkıntılar hiç de hoş bir görüntü vermiyor. Peki, bu söylediklerim eyleme geçebilir mi? Elbette geçer. Yeter ki istensin.

İTALYA’DAKİ MERMER FABRİKALARI AĞAÇLIKLAR İÇERİSİNDE

Geçtiğimiz yıllarda bir İtalya seyahatim olmuştu. Seyahat programımda Venedik de vardı. Bu nedenle Bolonya’dan (Bologna) Venedik’e gitmek üzere trene bindim. Trenle Padova ve Mestre isimli iki yerleşim biriminin içinden geçtik. Bu iki yer de yolun sağ tarafı aynı bizim İscehisar gibi mermer fabrikaları ile doluydu. Bir farkla; fabrikalar ip çekmiş gibi düzgün biçimde yapılmışlar; önleri, sağı-solu mermer molozları ile dolu değildi. İscehisar’da bakın mermer fabrikalarının olduğu yerlerde ağaç göremezsiniz. Halbukiyse Padova ve Mestre yemyeşil ağaçlıktı. Daha doğrusu fabrikalar bir nizam, intizam altında görünüyordu. Aklına esen istediği yere fabrika yapmamıştı, bu açık seçik görünüyordu.

BİZİM ŞOFÖRLER İTALYA’YI KOMŞU KAPISI YAPMIŞ

Bu arada, Bolonya’da yaşadığım ve beni gururlandıran bir anımı da anlatmadan geçemeyeceğim. Kaldığımız otelin hemen yan tarafında bir akaryakıt istasyonu ve restaurant vardı. Akşam yemeğinden sonra arkadaşımla birlikte o tarafa doğru gezintiye çıktık. Bir an gördüklerime inanamadım ve kendimi Afyon’da zannettim. Çünkü karşımda üzerinde mermer blokları olan 03 plakalı 3 tır duruyordu. Şöyle bir baktık; şoförleri yemek yemiş gitmeye hazırlanıyorlardı. Kendilerine seslendim ve sohbete başladık. Şoförün birisi beni çok iyi tanıyordu. Nereden gelip nereye gittiklerini sordum. “Abi memleketten geliyoruz, Afyon beyazı mermer getirdik, dönüşte İtalyan fümesi mermer götüreceğiz” dediler. Dikkat ettim, gele gide sanki İtalya’yı komşu kapısı yapmıştı bizim şoförler. Vedalaştık ve ayrıldık.

Sevgili okurlarımız, çok mu zor orada gördüklerimizi burada da yapmak? Diyorum ki çok daha fazla zaman geçmeden bu yapılanmalar bir düzene sokulsa, fabrikalar birbirinin üzerine çıkacakmış gibi inşa edilmese.

BİZİM ÜMİT EVLENDİ !

Hemen hemen her kurumun bir maskotu diyebileceğimiz çalışanı vardır. Bunlara ne iş verirseniz “hayır ben yapamam” demezler.Çünkü lügatlerinde “ hayır” kelimesi yoktur. Hatta verdiğiniz işi severek yaparlar. Şimdi diyeceksiniz ki “Eğer o kurumda çalışıyorsa verilen işi elbette yapacak. Elbette yapacak, ancak çalışan personelin belli bir servisi, birimi olur. Ancak şimdi benim konu ettiğim delikanlı, çalıştığı birimin dışında hangi birim olursa olsun oranın verilen işini itiraz etmeden yapar. Bu kardeşimiz Afyon Devlet Hastanesi’nde çalışıyor; Ümit İnam. Ümit, hastanenin adeta maskotudur diyebilirim. Ne iş verilirse akşama kadar koşturur durur. İdarece ve çalışanlarca da çok sevilir. Hani derler ya bozuk saatin varsa falana yaptır. Ümit işte öyle biridir.

Değerli okurlarımız, işte bu Ümit, geçtiğimiz günlerde evlendi. Bir yuva kurdular. Düğününde tüm hastane çalışanları orada idi. Her gün gazetelerin magazin sayfalarını zengin çocuklarının evlilikleri süslüyor. Ben de bizim Ümit’i köşeme misafir ettim. Allah mesut bahtiyar etsin, bir yastıkta kocasınlara

YORUMLAR

  • 0 Yorum