| Avrupa Birliği'nin temeli 1950 yılında atıldı, Schuman Bildirgesi esas alınarak Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu olarak kuruldu. Daha sonra bu kuruluşun adı, Avrupa Ekonomik Topluluğu oldu. Avrupa Ortak Pazarı adı da bir süre kullanıldıktan sonra, bu süreç Avrupa Birliği (AB) adıyla noktalandı. Avrupa Birliği günümüzde artık bir ‘devlet' yapısına kavuşmuştur. Bir parlamentosu, hükümeti, yargı organları, merkez bankası, birimi Avro olan parası, polis teşkilatı, toprakları, sınırları, yaklaşık 480 milyon nüfusu, bayrağı, marşı ve Anayasası bulunmaktadır. Üye devletlerin kendi anayasası olduğu gerçeğini de unutmamak gerekir. Burada anımsamamız gereken; 1 Aralık 2009 günü Avrupa Birliği Anayasası'nın, Lizbon Anlaşması ile yapılan değişikliklerle birlikte yürürlüğe girmesi ve Lizbon Anlaşması ile AB Anayasasına eklenen yeni bir madde ile AB Devleti'nin bir AB üyesi ülkeye askeri müdahalede bulunma yetkisini vermesidir. Önemi nedeniyle, bu maddenin Türkçe çevirisini hepimiz bilelim. VII. BAŞLIK DAYANIŞMA MADDESİ Madde 188r Eğer bir Üye Devlet bir terörist saldırıya uğrar ya da bir doğal ya da insanların neden olduğu bir afetle karşılaşırsa, Birlik ve onun Üye Devletleri dayanışma ruhu içinde birlikte hareket edeceklerdir. Birlik, Üye Devletler tarafından sunulacak askeri kaynaklar dâhil, elindeki tüm araçları şu amaçlar için kullanacaktır: - Üye Devletlerin topraklarında ortaya çıkan terörist tehdidi önlemek; demokratik kurumları ve sivil toplumu terörist saldırıya karşı korumak; bir Üye Devlete kendi topraklarında yapılacak bir terörist saldırıda, siyasi otoritenin isteği üzerine, yardım etmek; - bir Üye devletin kendi topraklarında ortaya çıkacak bir doğal ya da insanların neden olduğu bir afette yardım etmek. Demek ki; eğer bir Üye Devlet, bir terörist saldırıya uğrar ya da bir doğal ya da insanların neden olduğu bir afetin kurbanı durumuna düşerse, siyasi otoritenin isteği üzerine, diğer Üye Devletler yardımcı olacaktır. Bunu sağlamak amacıyla, Üye Devletler, Konsey'de eşgüdüm sağlayacaklardır. Avrupa Birliği Anayasasının Dayanışma Maddesi'nin uygulaması Türkiye'ye de uygulanabilecektir. Çünkü 27 Ekim 2004 tarihinde Roma'da, Abdullah Gül-Recep Tayyip Erdoğan ikilisi, Türkiye adına, AB Anayasasını kabul ettiklerine dair imza atmışlardır. Varsayalım ki yarın, Türkiye Cumhuriyetini içeride ve dışarıda kollamak ve korumakla görevli olan Türk Silahlı Kuvvetleri, T.C. Anayasasının verdiği görev ve yetkiye ve İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesine dayanarak, Türkiye'de idareye el koydular. Yani, ABD uşakları ve AB mandacılarının çok sevdiği deyimle ‘darbe' yaptılar. İşte bu durumda, siyasi otoriteyi temsil eden iktidar hükümeti bu girişimi bir ‘terörist saldırı' olarak niteleyip AB'nden askeri yardım isteğinde bulunabilir. Siz; "Hükümet nasıl olur da TSK'nın girişimine terörist saldırı diyebilir?" diye sorgulayamazsınız! Bugün Türkiye'de, ABD uşakları ve AB Mandacıları tarafından ‘Ergenekon Terörist Örgütü' adında bir örgütten sürekli söz edilip yazılmıyor mu? Şanlı Türk Ordusunun emekli ve muvazzaf generalleri ve subayları sözde bu terörist örgütün üyeleri olarak tutuklanmıyor mu? AB de, Türkiye ile ilgili 27 Ocak 2010 tarihli raporunda, bir kez daha Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yetkisiz ve etkisizleştirilmesini buyurup, ‘Ergenekon suç örgütünün korkutucu büyüklüğünden' kaygılandıklarını bildirmedi mi? Öyleyse durum çok açık ve net olarak önümüze gelmiştir. Kendi topraklarımızda, Türk Ordusu ile Avrupa Birliği Askeri Kuvvetleri karşı karşıya gelecektir! Siz elan; Lizbon Anlaşması ile Avrupa Birliği Anayasasına eklenen 188r maddesini okuduktan sonra da AB yanlısı olmayı sürdürecek misiniz? |