| BİR TÜKETİM GÜNÜ DAHA cemretarimahmet@hotmail.com Bilindiği gibi 14 Şubat Dünya Sevgililer günü olarak kutlanılmaktadır. Sanal dünyadaki iletişimin hızlanmasından sonra benzer günler daha çok önemseniyor. Bilindiği gibi televizyonlar, internet ortamları günümüzün en çok kullanılan haberleşme araçları haline geldiler. İnsanlar birbirlerine çok kısa zamanda ulaşabiliyorlar. Kimin nerede ne yaptığı hemen anlaşılıyor. Dünyada geri kalmış toplumların haberinin olmadığı, önemsemediği günler; mutlaka kutlanması gereken, kutlanılması mecburi olan günler haline getirilmiş durumdadır. Açlık sorunu yaşayan, zorunlu ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çeken bazı ülkelere bile, benzer tüketim tuzaklarına düşürülmeğe çalışılıyor. Reklamların birbirlerini kırdığı, herkesin sevgilisi için küçükte olsa bir çiçek aldığı şu günlerde benzer günlerin yadırganıldığını buradan ima etmek belki yeni nesil gençler tarafından eleştirilebilinir. Yadırganabilinir. Ama ne derseniz deyin; esas amaç dünyada bunalıma girmiş olan, günden güne de bunalımlarının artarak devam etmekte olduğu dünya kapitalizminin; tüketim toplumu yaratma, daha çok Pazar bulabilme palanının parçalarından birisidir. Daima kar etmek, daha fazla kazanmak düşüncesinden başka bir şey değildir. Üretim aşamasında, üretim işini yapan müteşebbislerin en büyük sıkıntısının işçi maliyetleri olduğu söyleniyor. Üretim için çalışmakta olan işçilerin maaş ve sosyal haklarının varlığı yüksek maliyet getirdiği konusu sık sık şikâyet konusu oluyor. Buna paralel olarak ta dünyanın çoğu ülkesinde işçi güvenliği giderek azalmaktadır. İşçilerin sendika şemsiyesi altında örgütlenmeleri, İşçiye asgari ücretten fazla ücret ödenmek istenmiyor artık. İşçilerin almakta olduğu yüksek ücretler her ortamda başlarına kakar gibi abartılarak anlatılıyor. Demek ki karlar günden güne azalıyor. Karı artırmanın çareleri mutlaka bulunmalıdır gibi bir yaklaşıma doğru gidiliyor. Ama üretimden büyük kar paylarına sahip olanların lüks harcamaları toplum tarafında pek yadırganmıyor. İnsanlara normalmiş gibi anlatılıyor. Düğünlerde; döviz saçanlar, kilolarca altın takanlar, kuş sütü haricinde her şeyin olduğu lüks sofralar, Avrupa gezileri, normal bir hayatmış gibi insanlara benimsettiriliyor. Bunları sadece belli bir azınlık yapabiliyor. Kadının hala gerçek değerinin verilmediği, çok eşliliğin savunulduğu, namus yüzünden, kadınları birisini sevmesi veya başka erkekle gezmesi yüzünden diri diri gömüldüğü, öldürüldüğü bir toplumda sevgililer gününü kutlamak ne derece yerinde olur. Bunu da çok tartışmak gerekir. Sevgililerin diğer cinsi olan kadınlara gerçek değerlerinin verilmediği bir ülkede bir anlamı olmasa gerektir. Şunu demek istiyoruz; bir bahaneyle insanlara değer vermek, bir günde sevgililere ayırmak güzel bir şey. Herkes kaç gündür izliyor. 14 Şubatta sevgililer günü var. Ama mutlaka hediye alınmalıdır gibi bir imaj insanların beyinlerine pompalanıyor. Amaç; birileri daha çok mal satsınlar. İşçilerin haklarının tam değerlerinin verilmediği, işçi güvenliğinin gittikçe azaldığı bir ortamda; ellerindeki üç beş kuruşları da benzer tüketim günlerine harcatmak, dar gelirli ailelerin çocuklarının beyinlerini tüketim yönünde şartlandırmak; sadece bir tüketim pompalanmasından başka bir şey değildir. Böyle günlerin anlam kazanmaları için; toplumun her kesimindeki insanların insanca yaşamlarını sağlayacak bir gelir düzeyine ulaştırılması gerekmektedir. Toplumsal barışın sağlanması gerekmektedir. Toplumun her kesimindeki insanların insanca yaşamlarını sağlayacak bir gelire sahip olmaları sağlanmalıdır ki; kutlanan veya kutlanacak her günün bir anlamı olsun. Herkese mutlu yarınlar dilerim. |