| Vahşetin boyutları... "Adıyaman'ın Kâhta ilçesinde, 16 yaşında Medine Memi adlı bir kızın cesedi Evlerinin bahçesindeki kümeste toprağa gömülü halde bulundu. Medine Memi'nin, üzeri toprakla örtülürken sağ olduğu belirlendi. Erkeklerle konuştuğu gerekçesiyle dedesi ve babası tarafından öldürüldükten sonra cesedi kümeste kazılan çukura gömüldüğü iddia edilen Medine Memi'nin cesedine, Malatya Adli Tıp Kurumundaki otopsinin ardından İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde mikroskobik inceleme yapıldı. İnceleme sonucunda genç kızın elleri bağlı ve canlı gömüldüğü belirlendi." Haberin özeti buydu. Türkiye'yi ayağa kaldırdı mı, kaldırmadı mı bilemem ama dünyanın gözlerini Türkiye'ye çevirdi. Bu tür olaylar "töre cinayetleri kapsamında falan incelenirdi. Bu olay durumun rengini değiştirdi. "Yine bir Türk vahşeti" diye başlık atan gazete bile var. Türkiye'nin ve Türklerin sosyal ve kültürel yapısı dünya sosyologlarının pedagoglarının araştırma programlarına alınacak gibi görünüyor. Çünkü bakın daha neler... İzmit'te 4 Ocak tarihinde, yeni doğmuş bir bebek, boğazı kesilip boğularak öldürülmüş halde bulundu Babasını bilmediği bebeğini doğurduktan sonra çamaşır ipiyle boğup çöp konteynırında ölüme terk eden canavar annenin, 5 Ocak'ta yayınlanan haberde, bir rehabilitasyon merkezinde bakıcı anne olarak çalıştığı ortaya çıktı. Rize'de, bir kadın polis olan eşini ve çocuklarını vurduktan sonra intihar etti. Olaydan yaralı kurtulan 7 yaşındaki M.G'nin anne, babası ve kardeşinin cesediyle 5 saat yaşadığı öğrenildi. Balıkesir'de 9 Ocak tarihinde evlerinden ayrıldıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan Samet Erkutoğlu (17), Ercan Altuntaş ve Serkan Özmen isimli 3 gencin cesetleri 4 Ocak'ta bulundu. Afyonkarahisar'da 19 Ocak'ta parçalanarak 3 ayrı yere atılmış erkek cesedi bulundu. Esenler'de, yeni yılın ilk akşamı kapılarının zilini çalan tinercilerle tartışan 18 yaşındaki genç, göğsünden bıçaklanarak öldürüldü. Ve daha çok var. ................................................................................ Vahşetlerin tarihleri dikkatinizi çekti mi? Son bir yılın olayları falan değil bunlar. Son bir ay içinde yaşanan olaylar. Acaba diyorum; dünyanın gözlerini Türkiye'ye çeviren vahşet sahneleri, Türkiye'nin bilim insanlarının, sosyal kurumların, sivil toplum örgütlerinin, özellikle de "insanların can ve mal güvenliğinden sorumlu" devlet makamlarının ilgisini de çekiyor mu? Çekiyorsa, ne gibi çalışmalar ve önlemler var? Varsa bizim haberimiz neden yok? Kamuoyuna bir açıklama yapıp, neden insanları rahatlatmıyorlar? Bir zamanlar insanlar, özel odakların estirdiği terör yüzünden, evlerinden çıkarken helalleşir olmuşlardı. Korkunç yıllardı o yıllar... Şimdi de bir korku yaşanmakta. İnsanlar evlerinden çıkarken, sağ salim döneceklerine güvenleri yok. Tinerci dehşetine mi uğrayacak, mafya kurşununa mı gelecek, manyak saldırısına mı uğrayacak, alkollü sürücünün tekerleri arasında mı can verecek, yoksa "Ergenekoncusun" diye içeriye tıkılıp, orada mı unutulup gidecek... Bilmiyorlar. Korku kaplamış atmosferi. Bunu yırtacak bir ışık... Bir ışık..!!! Konya'da 2 Ocak'ta cinnet getiren bir öğretmen, öğretmen eşini 30 yerinden bıçakladıktan sonra pencereden atlayarak intihar etti. Bilecik'te 4 Ocak'ta yayınlanan bir haberde, sevgilisi için 3 yılda 3 kişiyi öldürdüğü öne sürülen seri katil, cinayet dedektiflerinin başarılı çalışması sonucunda yakalandı. |