| TATİL BİTTİ cemretarimahmet@hotmail.com 2009-2010 Öğretim Yılı birinci yarısı 22 Ocak tarihinde bitti. Öğrencilerimiz birinci yarıyılının yorgunluğunu atmak amacıyla 15 günlük tatile girdiler. Çeşit çeşit dersler, yazılı ve sözlü sınavlar ister istemez onların minicik beyinlerini yordu. Ayrıca İlimizde ocak ayının sonu ile Şubat 15 arasında en soğuk kış günlerini yaşarız. Bundan dolayı da tatil bu dönemlerde yapılıyor. Çocuklarımız fazla soğuktan ve onun meydana getireceği hastalıklardan fazla etkilenmesinler düşünülmektedir. Yarın ikinci maraton bavlıyacak. İkinci maraton ise 18 Haziran'a kadar sürecek. Derslerine biraz soğumuş durumda olsalar bile onların geleceklerini biçimlendirecek olan eğitim ve öğretime başlamak zorundalar. Resmi makamlara göre ülkemizde öğrenci sayısı oldukça çok. 14.115.892 kişi olduğu yetkili ağızlardan açıklanmaktadır. Bu sayı dünyadaki çoğu ülkeden çok fazladır. Bu sayı gençlik demektir. Ülkemizde genç nüfusun oldukça fazla olduğunu göstermektedir. Genel nüfusun %20'si olduğu belirtilmektedir. Ayrıca bu sayıya üniversite gençliğinin eklenmediği belirtilmektedir. Genç nüfus olarak sevindirici bir durumdur. Ama bu genç nüfusu istihdam edecek işyerleri nerede? Üniversiteye giden gençlerimizi de bu rakama dâhil edecek olursak 17-18 milyon gibi büyük bir genç nüfusun varlığı ortaya çıkıyor. Genç nüfus demek; canlılık, hareket, yaşam zevki, her işi yapabilen, ülke savunmasında umut, her türlü üretimi yapabilecek kapasite demektir. Yani bunlar genç nüfus adına hep artı değerlerdir. Çoğu Avrupa ülkesinin ulaşamadığı değerlerdir. Hani bir laf vardır. Plağın öbür tarafına bakmak diye. Milyonlarca işsiz, yeterli para verilmeden çalıştırılan paralı işsizler, belli bir meslek eğitimini almış ama kendi dalında iş bulamayan işsiz gençliğe, her yıl yenileri eklenmektedir. Gelmekte olan veya halen işsiz olan gençlerimiz için yeni iş sahalarının açılması yönünde hangi çalışmalar var? Hangi yeni fabrikalar var? Önce bu sorulara yanıt bulunmalıdır. Bunların sonucu olarak bunalımlı bir gençlik gelmektedir. Çünkü gelecekten hiç beklentileri yoktur çocuklarımızın... İkinci yarıyıl başladı. Velileri aldı bir telaş. Çocuklar tekrar okula gidecekler ve servis ücreti, harçlık, yeni defter kalem, yol parası vb. masrafları nereden bulacaklar? Son yıllarda çocukları birde dershane telaşı sardı. Çok eskiden dershane diye bir şey yoktu. Çocuklar okuldan aldıkları eğitime göre bir yerlere girebiliyorlardı. Sonra lise son sınıfında, daha sonra ise ilköğretimden başlayan bir dershane devamlılığı adeta yasal bir zorunluluk gibi tüm veli ve öğrencileri sardı. Veliler için büyük bir masraf kapısı oldu. Öğrenciler için ise; bir yarış atı misali koşturmaca başladı. Aslında sömestri tatillerinde falan dinlenme neredeyse ortadan kalktı. Hafta sonları çoğu öğrencinin dershanesi var. Çocukların dershanesinden dolayı veliler de istedikleri yerlere gidemiyorlar artık. Dershanecilik çok güçlü bir sektör haline geldi. Çocuklarımız ise sosyal etkinliklerden uzaklaştılar. Çocuklar öğrencilik dönemlerindeki yeteneklerini; artık ortaya çıkaramıyorlar. Çünkü onlar için boş vakit hemen hemen kalmadı. Verilmek istenen eğitimin de derinliklerine inemiyorlar artık. Amaç; sadece hızlı test çözebilen öğrenciler meydana getirmektir. Yarının gençlerini bir an önce yarış atı muamelesinden kurtarıp, çağdaş eğitimlerini almalarını sağlamalıyız. Herkese mutlu yarınlar dilerim. |